You are currently browsing the daily archive for Ocak 26th, 2007.
Evlilik sosyolojik, biyolojik, antropolojik, dinsel perspektiflerden incelenebilecek kompleks bir yapı bir ilişki biçimidir. Yetişkinlerin yaklaşık % 80’i bir kez evlilik ilişkisi yaşamışlardır. İnsanlar evliliği, toplumsal gerçekliğin bir parçası olarak algılayıp yorumlasalar da evlilik ilişkisi içinde bir yanıyla kişilerin fantezileri de yer alır.
Evlilik ne taraftan bakılırsa bakılsın bir kontrattır. Bu kontratın maddeleri iki kategoride incelenebilir;
1- Evlilik kurumundan beklentilerimizin (bir aile kurmak, neslin devamını sağlamak, yalnızlığa karşı güvence vb.) evlilik ilişkisine yansıması,
2- Psikolojik ve biyolojik ihtiyaçlarımızın evlilik ilişkisi içinde karşılık bulmasına yönelik beklentilerimiz.
Ahlakımızı çökertmek için, aile mefhumunu kaldırma, rezaletleri meşru gibi, meşru olanları da kötü gibi gösterme gayretleri devam etmektedir.
Hırsızlık, fuhuş, kumar, esrarkeş ve sarhoş olmak gibi dinimizde kötülükleri, iyi bir şey gibi göstermeye, hafife almaya çalışıyorlar.
Birkaç örnek verelim:
Hırsızlık yapana çok uyanık veya uyanığın biri diyorlar. Halbuki uyanık açıkgöz, zeki demektir.
Şoför, kör kütük sarhoş yakalanıyor, alkollü idi, sarhoşken başkasını öldüren birine de, alkol almıştı deniyor. Sanki yanında bir kapta alkol taşıyormuş gibi basit gösteriliyor.
![]() |
Zina nedir? “Yasaya aykırı” birleşme mi, “nikahsız birleşme” mi? Tanımda “yasa”yı belirleyici kabul ettiğimizde, yasanın değişmesiyle fiilin anlamı ve onunla ilgili hüküm de değişir.
“Nikah”ı temel aldığımızda fiil ebediyen aynı hükmünü muhafaza eder.
Hakikatte yasalar ne derse desin, evli veya bekar nikahsız her birleşme zinadır ve bu bütün dinler, kadim gelenekler ve bunlara bağlı gelişen ahlak öğretileri tarafından böyle kabul edilmiştir. Modern zamanlarda serbest cinsel ilişki ve sapkınlıkların revaç bulmasıyla iki tanım öne çıkmış bulunmaktadır: Biri, aralarında nikah bağı bulunmayan bir kadın veya kız ile evli veya bekar erkek arasında vuku bulan cinsel ilişki; diğeri evli kadın veya erkeğin evli veya evli olmayan karşı cinsten biriyle giriştiği cinsel ilişki.
![]() |
HEPİMİZİN BU DUAYA,
BU DUANINDA HEPİMİZİN AMİNİNE İHTİYACI VAR.
Allah’ım!
Bana dilimle değil, halimle vazetmeyi nasip eyle, Ya Rabbi!
Allah’ım!
Bana bir insanın elinden tutmadan önce, kalbinden tutmanın sırlarını öğret, Ya Rabbi!
Allah’ım!
Okuma, öğrenme, öğrendiklerimizi uygulama aşkımızı ,salgın ve saygın bir hastalığa dönüştür, Ya Rabbi!
Allah’ım!
Bizleri dünlerde kaybolmaktan muhafaza eyle, yarına kalabilenlerden eyle, Ya Rabbi!
Allah’ım!
Dinimizi dünyanın mehri yapmaktan, acıkınca da inançlarımızı yemekten cümlemizi muhafaza eyle, Ya Rabbi!
Gençliğinde ailesini dinlemeyen kızcağızın yaşlılıktaki feryadı!..
Gençliğini Allah’ın lütfettiği güzellik nimeti yüzünden şımarıkça harcayıp aile büyüklerini dinlemez hale gelerek sahnelerde rakkaselik yapan, şimdi ise seksen yaşında tam bir terk edilmişlik hissi içinde bunalımlara giren bir kadıncağızın sorulara verdiği ibretli cevapları ‘Olaylar Konuşuyor’ kitabından özetleyerek arz ediyorum.
Bakalım siz de ibretli bulacak, okunmaya değer görecek misiniz?
- Tahrikçi bir giyim kuşam içinde sahnelerde herkesin ilgilenmek istediği güzel bir kadın olmak nasıl bir sonuç getirdi hayatınıza? Mazbut bir ailenin kızı olduğunuz halde böyle bir sona nasıl yöneldiniz gençliğinizde?
İlimsiz amel insanı nerelere götürebiliyor.Eğer Bersisa şeriatı bilseydi içki içmekle Allah’a yakın olamayacağını kavrardı.Her türlü kötülüğün anası olan içkiyi içen insanın da yapmayacağı günah da elbette yoktu.
Bersisa isminde bir zat,ıssız bir yere kapanmış,gece-gündüz Allah’a(c.c) ibadet ediyor ve hiçbir kötülükte bulunmuyordu.Bu adama Şeytan musallat olmaya başladı.Şeytan ne yapıp ne edip bu adamı ibadetten ve duadan uzaklaştırmak istiyordu.Çünkü bu adamın yapmış olduğu dualarla binlerce günah sahibinin günahını Allah siliyordu.Şeytan aleyhilla’ne adamı kandırmak için türlü hilelere başvurdu.Fakat bir türlü kandıramadı.En sonunda şeytan işin kolayını bulmuştu.Çünkü Bersisa,çok ibadet ediiyor,mütteki,züht ve takva sahibi bir zattı ama,alim değildi.Yani dini ilimleri pek bilmezdi.Ondan dolayı onu kandırmak kolay olacaktı.
Şeytan planını şöyle tatbik etti:
![]() |
Hem laiklik, hem de halkın dinî duyguları işte böyle istismar ediliyor. THK, hem de laikliğe aykırı olduğu halde fitre, zekat ve kurban derisi topluyor… Bu paralarla da “bar” açıp, içki satıyor!..
Bütçesi, topladığı fitre, zekat ve vatandaşın kurban derisinden elde ettiği gelirlerden oluşan Türk Hava Kurumu’nun, Selçuk-Efes Eğitim Merkezi’nde içkili lokal işlettiği belirlendi. THK’nın tanıtım broşürlerinde; fotoğraflarda rakı, şarap, votka, bira satışı yapıldığı gözlenen lokalden, “2006 yılında açılan kafeterya bar” olarak bahsediliyor.
Hayır kurumu olan ve bütçesi topladığı fitre, zekat ve vatandaşın kurban derisinden elde ettiği gelirlerden oluşan Türk Hava Kurumu’nun Selçuk Efes Eğitim Merkezi’nde içkili lokal işlettiği belirlendi. THK’nın tanıtım broşürlerinde; fotoğraflarda rakı, şarap, votka, bira satışı yapıldığı gözlenen lokalden, “2006 yılında açılan kafeterya bar” olarak bahsediliyor. Dernekler Yönetmeliği’ne göre, THK’nın lokalinde içki bulundurması yasak.
Read the rest of this entry »
Selamun aleykum kardeşim. Seni yılgın gördüm.
- Yılgınım ağabey.
- Niye?
- İslam dünyası dökülüyor. Can Kudüs işgal altında, ama HAMAS ve İslami Cihad’dan başka kimse kılını kıpırdatmıyor. Üstelik HAMAS ve İslami Cihad’a da çamur atıyoruz. İsrail’i hırpalayacağımıza birbirimizi hırpalıyoruz. Irak’ta da işgalci kafirleri bırakmış birbirimizin kanını döküyoruz. İran’ı müstekbirlerin karşısında yalnız bırakıyoruz. Türkiye’nin enerjisini Türk-Kürt davasıyla tüketiyoruz. Suriye’de İhvan-ı Müslimin’in rejime karşı Batı’yla iş tutması gündemde…
- Vesaire, vesaire, vesaire. Bunlar seni ye’se mi düşürdü?
- Elbette.
- Öyleyse kendini dördüncü kattan aşağıya at. Ölmezsen bir de beşinci katı dene. Ayıptır kardeşim!
- Ne yani, durumumuz içler acısı değil mi?
AB ülkelerinde hızla artan müslüman nüfus AB’nin en büyük kabusu. İsrailli Prof. Raphael Israeli, ülke ülkü ülke Müslüman nüfusu açıkladı ve ‘bir de Türkler gelirse…’ dedi…

Avrupa’da her geçen gün Müslüman nüfusu artıyor. Kıtanın ‘Avrabya’ya dönüşmesini istemeyen Avrupalılar da Türkiye’nin üyeliğinden korkuyor…
Bu ifadeler, İsrail’in önde gelen profesörlerinden Raphael Israeli’nin gündem yaratan kitabına ait. “Avrupa’nın İslam Tarafından Üçüncü İşgali” adlı kitapta Israeli, son 10 yılda 100 bin Fransız ve İngiliz’in dinini İslam olarak değiştirdiğini vurguladı. Şu anda 380 milyonluk Avrupa kıtasında 30 milyon Müslüman’ın yaşadığına dikkat çeken İsrailli profesöre göre, artan göç ve doğurganlık nedeniyle Müslümanların sayısı iki katına çıkacak. Profesöre göre kıta da bu nedenle “Avrabya” olma “tehlikesiyle” karşı karşıya
Read the rest of this entry »









Son Yorumlar