You are currently browsing the daily archive for Mart 12th, 2007.

Bir gün sabah namazı vaktinde, Hazret-i Ali mescide giderken yolda bir ihtiyara rast geldi. İhtiyarın ak sakalına hürmet edip, önüne geçmeyip, aheste aheste ardınca yürüdü. Mescid kapısına vardıklarında ihtiyar içeri girmeyip, yoluna devam etti. Daha sonra Hazret-i Ali o ihtiyarın Hıristiyan olduğunu anladı. Mescide girdiğinde Resûlullah Hazretleri’ni rükuda gördü. Güneşin doğma zamanı yaklaşmıştı ve hemen cemaate uyup namazını kıldı.

Namazdan sonra, Sahâbe-i Kirâm, Resûlullah Hazretleri’nden sordular ki:
“Yâ Resûlallah! Birinci rükuda âdet-i şerîfinizden daha uzun durdunuz. O kadar ki, güneşin doğması yaklaştı. Lütfedip, sebebini beyan ediniz.”
Read the rest of this entry »

Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında:-Oğlum,namaz hiç bu vakte bırakılır mı?

Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmıştı,ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar,yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı.

Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu.Hep ne oluyorsa?namaz son dakikalara kalıyor,bu sebeple namazını alelacele edâ ediyordu.Bunu düşünerek kalktı yerinden,gözü saate kaydı.Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı.Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak,”Yine geciktirdim namazı.”dedi kendi kendine…

Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendini odasına attı.Mecburen,hızlı hareketlerle namazını edâ etti.Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi…

“Bu halimi görse,tatlı-sert kızardı yine bana.”dedi.Çok seviyordu onu…Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki,onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi.Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki,hicabından renkten renge girerdi.
O gün akşama kadar derse girmişti.Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde…Duâsını yaparken,başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu.Namazdan sonra bir süre bu şekilde tefekkür etmeyi severdi.Gözleri kapanır gibi oldu.
“Ne kadar da yorulmuşum”dedi.Daldı gitti öylece…

Read the rest of this entry »