You are currently browsing the daily archive for Nisan 2nd, 2007.

DİNDAR BİR BABANIN OĞLUYDU. Zeki bir çocuktu. Daha beş yaşında iken babası ona namaz surelerini ezberletmeye başlamıştı. Her sure ezberleyişinde babası mutluluktan uçuyor, oğlunu kucağına alıp seviyor, kendisine böyle akıllı bir çocuk verdiği için Allah’a şükrediyordu. Babasının mutlu olduğunu ve kendisini sevdiğini görünce çocuk da gayrete geliyor, yeni bir sure ezberlemek için büyük çaba gösteriyordu. Gerçi bazen şaşırdığı oluyordu, ama babası tekrar yaptırarak ezberini kuvvetlendiriyordu.

Annesi: “Çocuğu fazla sıkıştırıyorsun, bey” deyince kızıyor:

“Sen karışma hanım, ağaç yaşken eğilir” diyordu.

Bu akıllı çocuk sadece sure ezberlemekle kalmıyor, babasıyla birlikte abdest almasını ve namaz kılmasını da öğreniyordu. “Önce eller yıkanacak. Sonra üç kere ağzımıza su alıp çalkalayacağız. İşte bak böyle. Sonra üç kere buruna su çekip…” diye devam ediyordu baba. O da babasına bakarak aynısını yapıyordu. Suyla oynamayı sevdiği için abdest almak hoşuna gidiyordu.

Read the rest of this entry »