You are currently browsing the daily archive for Nisan 7th, 2007.

Zina etmek büyük günâhtır. Nitekim Kur’an-ı kerimde mealen, “Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, çirkin, aşağı bir iş, kötü bir yoldur” buyuruldu. (İsra 32)

Zinaya yaklaşmayın demek, zinaya götürecek sebeplerden, hareket ve işlerden sakının, yabancı kadınları düşünmeyin, onlarla konuşmayın, onların seslerini dinlemeyin, onlara bakmayın, demektir. Açık saçık giyinmek, kötü işlere yol açabilir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:

“Fuhşun açığına da, gizlisine de yaklaşmayın.” (Günahların zina gibi büyüğü olsun, bakmak gibi küçüğü olsun hiç birine yaklaşmayın!) (En’am 151)

Hadis-i şeriflerde buyurulduki:

“Sizin için en çok korktuğum şey zinadır.”

“Zina etmeyin, kadınlarınızın cazibesi, sevgisi gider, soğukluk başlar.”

“[Bilhassa] zina eden ihtiyar lanete uğrar.”

“Zina fakirliğe yol açar.”

Zinanın Zararı:

Zina eden, dünyada üç zarara uğrar: Rızkı noksanlaşır, ömrü kısalır, yüzünde nur kalmaz. Âhırette de üç zarara uğrar:

1- İlahi gazaba uğrar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Zina edenin yüzü Cehennemde ateşle yanar.”

2- Hesabı çetin olur. Allahü teâlâ Musa aleyhisselama, “Zina edene giydirilecek olan ateşten gömlek, bir dağa atılsa, dağ yanıp kül olur” diye vahyetti.

3- Cehenneme atılır. Zina edip tevbe etmeden ölen, ahirette büyük azablara düçar olur. Hatta Cehennemdekiler bile bunlardan rahatsız olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Zina edenlerin avretlerinin kokusu, bütün Cehennem halkına eza verir.”

Zararın neresinden dönülürse kardır. “Allah artık beni affetmez” diyerek günahlara devam etmemelidir! Günahım çok diye tevbeden kaçmamalıdır. En büyük günahların da tevbesi olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Ey günahı çok olan kullarım, Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Allah günahların hepsini affeder. O, sonsuz magfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir.” (Zümer 53)

Mehmet Oruç

(Evliliğin Dinimizdeki Yeri)

(Zinaya yaklaşmayın! O; hayasızlık, çirkin, aşağı bir iş, kötü bir yoldur.) [İsra 32]

(Ey Resulüm, müminlere söyle, harama bakmasınlar ve avret yerlerini haramdan korusunlar! Müslüman kadınlar da ziynetlerini göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar örtsünler!) (Nur 31)

(Yemin ederim ki, birinin başına demir çivi sokulması, yabancı bir kadına dokunmasından daha hafiftir.) [Taberani]

(Sizin için en çok korktuğum şey zinadır.) [Taberani]

(Zina etmeyin, kadınlarınızın cazibesi, sevgisi gider, soğukluk başlar.) [İ.Neccar]

([Bilhassa] zina eden ihtiyar lanete uğrar.) [Bezzar]

(Zina fakirliğe yol açar.) [Beyheki]

(Gençliğini zinadan koruyan [mümin] Cennete girer.) [Beyheki]

(Bir kadın, beş vakit namazını kılar, namusunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) [İbni Hibban]

(Ey gençler, namusunuzu koruyun, zina etmeyin! İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim]

(Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asakir]

(Onun bunun karısını, kızını ayartan bizden değildir.) [İ.Ahmed]

Fuhşun açığına da, gizlisine de yaklaşmayın(Enam 151)

(Azab-ı İlahiden korkarak, başını yabancı kadından çevirene, Allahü teâlâ ibadetin tadını duyurur.) [Hakim]

(Harama bakmayan gözler, Cehennem ateşi görmez.) [İsfehani]

(Kadına, şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülüp, Cehenneme atılır.) [M. Enhür]

(Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [Beyheki]

(Kadının yüzünden ve iki eli ayasından başka bütün bedeni avrettir.) [M.Enhür]

(Bir yerde, zina ve riba çoğalırsa, o yerin halkı, belaya maruz kalır.) [Hakim]

(Zina fakirlik getirir.) [Buhari]

(Zinaya devam eden, putperest gibidir.) [Harâiti]

(Zina edenin yüzü Cehennemde ateşle yanar.) [Taberani]

(Zina edenlerin avretlerinin kokusu, bütün Cehennem halkına eza verir.) [Bezzar]

Etrafımızdaki insanları fuhuş ve zina bataklığından çıkaralım.. Aşk ve flört gibi kavramlar etrafında zina günahı işleniyor.. 24 saatlik yayınının neredeyse yarısından fazlasını “aşk” kavramına ayıran medya organları sayesinde, zina günahı ciddi bir biçimde toplumda yayılmaya başladı.

Hatta bazı sapık mahfillerde, zina işleyenlerin, bu günahı daha rahat işleyebilmek için dine ve Allah’a küfür ve inkar yoluna gittiklerini malesef görüyoruz. Herkes üstüne düşen iyiliği emretmek, kötülüğü menetmek görevini yerine getirmelidir.

Alıntı…

Geçmişte sokak bozulmamış, toplum hayatında kötülükler kol gezer hale gelmemişti.

O yüzden o günkü insanlardaki dindarlık, ahiretini kurtarmaktan başka bir mânâya gelmiyordu. İnsanlar sadece ahiretini kurtarmak için dindarlaşıyor, mazbut olma gereği duyuyorlardı.

Ya bugün? Bugün de öyle mi?

Evet bugün öyle değil. İnsanlar ahiretlerini kurtarmak niyetinden önce dünyalarını kurtarmak için dindarlaşıyorlar, dindarlıktan faydalanıp kol gezen kötülüklerden kendilerini, çoluk çocuklarını korumaya çalışıyorlar.

İsterseniz bakın toplum hayatına. Her geçen gün bir yenisi çıkan kötülüklerden bağımlılık ve ahlakî sefaletten kendilerini en çok koruyanlar dindar olanlardır.

Dinine bağlı kalanlardır.

Çünkü dinin insanı kötülüklere iten zaaflar hakkında yasaklayıcı hükümleri vardır. Bu hükümlere uyan dindarlar sadece ahiretlerini kurtarmakla kalmıyor, dünyalarını da kurtarıyor, gittikçe yaygınlaşan zaaflardan kendilerini ve çocuklarını da muhafaza ediyorlar.

Read the rest of this entry »

 

Saçı, makyajı ve garip kıyafeti yüzünden kenara çekilen öğrenciler var. Öğretmenler sınıflara, yüzlerini yıkattırıp; saçlarını “normalleştirip”; eteklerini eski boylarına getirip yolluyorlar.

Kızlar yanlarında eteklerini kısaltabilmek için iğne taşıyor

Hayatın ya tamam ya devam kısmı lise sıralarından geçiyor. İyi bir gelecek hedefliyorsanız, iyi bir lisede olmalı ve iyi bir eğitimden geçmelisiniz. Liseye kadar okuyup gelebilmek için sadece çaba sarf etmek gerekiyor. Kimileri için hayata yönelik önemli bir geçiş noktası ve atlama taşı olan lise çağı bazı gençler için hayatın kararmaya başladığı dönem olabiliyor. Çünkü, günümüzdeki lise ortamı çok farklı ve bambaşka.

Aslında çocuklar aynı çocuklar, öğretmenler de aynı öğretmenler; ama zihinler, beklentiler, umutlar, hayaller ve o hayallere ulaşma tercihleri o kadar karışık ki. Ya çalışıp çok başarılı okuyup hayatta bir yere geleceksiniz ya da çevrenize bakıp “bazı ödünler” vererek “bir anda” o yere gelmeye çalışacaksınız.

Read the rest of this entry »