You are currently browsing the monthly archive for Mayıs 2007.
Şimdi başkent Şam’da fuhuş sektöründe çalışan kadınların yüzde 70-80’i Iraklı. Suudi Arabistanlı erkekler ise hafta sonları 6 saat uzaklıktaki Şam’a sefer düzenleyerek ABD’nin sillesini yemiş bu kadınlarla birlikte oluyor.
Amerikan New York Times gazetesi, Irak’a müdahalenin ardında bu ülkeden kaçan Iraklı kadınların nasıl fuhuş ağına düştüklerini ayrıntılı bir şekilde yazdı.
New York Times’a göre savaş sonrasında 19 milyon nüfuslu Suriye’ye 1.2 milyon Iraklı akın etti. Arap ülkelerine vize uygulamayan Suriye, böyle bir dalgaya hazırlıksız yakalanmıştı. Mültecilerin büyük bir kısmını, savaşta eşini, babasını, kardeşini kaybetmiş çaresiz kadınlar oluşturuyordu. İşsizliğin zaten zirve yaptığı bu ülkede kadınların hayatlarını idame ettirecek bir iş bulmaları pek de kolay değildi. Birer ikişer fuhuşun ağına düşmeye başladılar. Anneler, teyzeler, kızlarını, yeğenlerini pazarlamaya başladı. Kimi Şam’ın arka sokaklarındaki neon ışıklı pavyonlarda sahne almaya başladı, kimi evdeki çocuğunun karnını doyurmak için içki sofralarında erkeklerin gönlünü eğlendirdi, konsomatris oldu.
‘Aptal sarışınımız’ demokrasi destanları yazmayı sürdürüyor.
Tuğçe Baran kapısını çalıp kendisine kitap veren Atatürkçü Düşünce Derneği mensubunu bakın nasıl kızdırmış!
Kaşınan yaralar, kompleksler
Zır kapı. Biri kız biri erkek iki genç. “Biz Atatürkçü Düşünce Derneği’nden geliyoruz. Atatürk düşmanlarına karşı mücadele ediyoruz. Bütün Atatürkçüler’i ayağa kaldırıyoruz. Şu kitap neler yapmamız gerektiğine karşı bir rehber kitap. Almak ister misiniz?”Süper bir zamanlamaları vardı. Tam da şu “bizim” laikler neden bu kadar haşin ve de alıngan mevzuunun ikinci bölümünü yazmaya hazırlanıyordum..Fazla uzatmak istemedim “Hayır” dedim “teşekkür ederim.”
“ Niye?” dedi kız. “GERİCİ misiniz?”
Editör:Sizemizden Altıntı yapanlar;
Lütfen yazıyı aldıgınızda kaynak göstererek alın,kul hakkına girmeyin .Bu yazı bir arap sitesinden tercüme edilmiştir.
Yazıyı aldıgınızda ,en altındaki tercüme bilgilerini hiçe saydıgınız için,insanlar “ben bu kıza ulaşmalıyım,nolur telefonunu verin,Türkiye’de ne biçim şeyler oluyor cık cık” deyip olayın ülkemizde yaşandıgını zannediyor.Yazıyı aldıgınızda tüm bilgileride alın,sitemizide referans gösterin.
Chat kullanan bütün kızlara!!!(Bir ailenin dağılmasına sebep olan yaşanmış acı veren bir olay) Bu olay sizlere sahibinin dilinden anlatılıyor.Uzun olmasına rağmen dikkatle okunması gereken bir ailenin sebepsiz yere üzücü bir şekilde viran oluşunu anlatan bir olay… Olayı yaşayan kız diyor ki: ” Kardeşlerim, Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh İşte sizlere gerçek,acı veren,üzücü,hayatımı yok eden,geleceğimi parçalayan,aile hayatımı öldüren,eşimle yollarımızı ayıran hiyake… Ben muhafazakar ve bilinen bir ailenin ahlak ve İslam terbiyesi üzerine yetiştirilmiş kızıyım.Hiçbir zaman düşüncesiz yada eğlence arayan bir kız olmadım.Allah’ı kızdıracak bir iş yaptığımı hiç bilmem. Beni seven benimde onu sevdiğim bana fazlasıyla güvenen iyi bir insanla evlendim.Onun şımarık eşiydim hatta ailem ve akrabalarımdan bir çoğu bana eşimin beni daha önce hiçbir kızın görmediği kadar şımarttığını söylüyorlardı. Read the rest of this entry »
Günlerim gençlerle birlikte geçiyor. Fırsat buldukça, ders aralarında, sohbet ediyoruz. En büyük sıkıntıları, anne babaların ve öğretmenlerin kendilerine güvenmemeleri. Bilhassa anne babalar gençlere, nasihat ederken bile, iğneleyici, suçlayıcı ve yargılayıcı bir dille yaklaşıyorlar: “Biz senin yaşında iken gaz lambasının ışığında ders çalışırdık. Çocukluğumuz yokluk içinde geçti. Öğretmenlerimizi görünce kaçacak delik arardık. Ödevimizi yapmadan okula gitmezdik. Büyüklerimizin yanında lafa karışmazdık…” Uzayıp giden benzeri nasihatler. Genç içinden, “Ne zaman bitecek bu nasihat işkencesi?” der.
Gençlerin en mutlu çağı çocukluk çağıdır. “Çocuktur” der her şeyini anlayışla karşılarız. Okula başladığı andan itibaren bütün özgürlükleri elinden alınır. Artık o ders çalışmaktan başka işi olmayan bir makinedir. Öğretmenler bile çocuğa “ders çalışan makine” gözüyle bakarlar.
Bu sohbetimde sevişerek evlenen bir çiftin nasıl bir duvara tosladıklarını anlatmak istiyorum. Genelde bütün evli çiftlerin yaptığı şey, mutlu kalma çabasıdır. Ben bekarlığı, yelkenler fora giden bir gemiye benzetiyorum. Evlilikte ise, deniz kızına vurulup balıklama suya atlıyorsun, sonra da imdat kurtarın beni diye ölene kadar bağırıp duruyorsun. Şimdi her iki tarafın da isteği ile yapılmış bir evliliğin pembe panjurlu penceresinden içeriye kafamızı uzatıp bakalım.
HALBUKİ FLÖRT EDERKEN NE RAHATTIK
Ne mutlu bir çift. Birbirlerini nasıl da seviyorlar. Merak ediyorlar, özlüyorlar, bi dakka ayrı kalamıyorlar. Niye böyleler biliyor musunuz. Daha yeni evliler. Birbirlerine olan merakları henüz bitmemiş de ondan. Oynaşmalar, şakalaşmalar…
Cenab-ı Allah
Mü’minlere söyle: ‘Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Gerçekten Allah, yaptıklarından haberdârdır. (NUR SURESİ 30. Ayet)
diye buyurmaktadır. Zamanımızda en çok karşı karşıya kaldığımız harama bakma mevzuundan korunabilmek için neler yapılmalıdır?
Harama bakmanın bize kaybettirdikleri nelerdir?
Esas olan günah işlememektir
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Mü’min erkeklerle, mü’min kadınların bir kısmı bir kısmının velileridir (dostları ve yardımcılarıdır). Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekat verirler, Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara, Allah rahmet edecektir. Çünkü Allah adildir, hikmet sahibidir.” (Tevbe; 71)
İHH KATARAKT KAMPANYASI ÇALIŞMALARA BAŞLADI.ALLAH YARDIMLARINIZI KABUL ETSİN İNŞ.
Katarakt Kampanyası’nın ilk durağı Benin oldu.
Benin’in başkenti Kotono’daki Akpakpa Hastanesi’nde 390 kişinin gözleri cerrahi yöntemlerle ameliyat edildi.
Gözleri açılanlar arasında her yaştan insanın olması dikkatleri çekti.

Afrika kıtasındaki 10 ülkede yapılması planlanan katarakt ameliyatları başladı. Katarakt ameliyatlarının ilk durağı Batı Afrika’nın güney sahil ülkesi Benin oldu. Benin’in başkenti Kotono’da 390 kişinin gözleri açıldı. Akpakpa Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyatlarda katarakt nedeniyle görme problemi yaşayanlar ışığa kavuştu. Gözü açılanlar arasında 7 yaşından 90 yaşına kadar çeşitli yaşlarda insanların bulunması dikkati çekti.
Benin’deki insanların birçoğu Müslüman olmasına rağmen mağdur durumda olan gayrimüslim vatandaşların da gözleri ameliyat ettirildi. Yürütülen proje kapsamında gerçekleştirilen ameliyatların başlama törenine Benin Sağlık Bakanı da katıldı. Sağlık Bakanı Dr. Musa Yaro düzenlenen törende bir konuşma yaptı.
Benin Sağlık Bakanı yardım istedi
Dr. Musa Yaro, Türkiye halkının Benin için daha çok yardım etmesini “Biz Türkiye’yi biliyoruz, Türkiye halkını tanıyoruz. Türkiye insanı yardımsever ve diğer toplumların problemlerine karşı duyarlı bir halktır. Sizlerin yardımını sadece sağlık alanında değil diğer insani yardım çalışmalarında da görmek istiyoruz” ifadeleriyle dile getirdi.
Ameliyat sonrasında İHH ekibi hastaları ziyaret etti. Hastalar, ameliyat sargıları açılırken duygularını paylaştılar. Yıllar sonra ışığa kavuşan hastalar ellerini havaya kaldırarak dua ettiler ve Türkiye halkına teşekkür mesajları gönderdiler. Hastalar arasında iki gözü de kataraktlı olan Done ismindeki kız çocuğu, annesini ilk defa gördü. Done’nin annesine sürekli sarılması ve dakikalarca annesinin gözlerinin içine bakması orada bulunanlara duygulu anlar yaşattı.
18 yıl sonra ilk kez gördü
85 yaşındaki ve 18 yıldır katarakt nedeniyle görme yetisinden mahrum olan Abdullahi Rezzak ise duygularını “Ömrümün son yıllarında bana bu mutluluğu yaşattığı için Allah’a hamd ediyor ve bu fırsatı bana tanıyan siz kardeşlerime de teşekkür ediyorum” dedi.
Sırada Togo ve Gana var

Benin’deki ameliyatların tamamı cerrahi yöntemlerle gerçekleştirildi.
Ameliyatları 15 kişiden oluşan bir ekip yaptı. İHH ve Dayanışma Vakfı’nın beraber organize ettiği Katarakt Kampanyası’na bölgede faaliyet gösteren Afrika Müslim Agency de destek verdi.
Bir yıl boyunca 100 bin kişinin ameliyat edileceği ve bir kişinin ameliyatı için sadece 100 YTL’nın yeterli olacağı kampanya devam ediyor.
Benin’den sonra Togo ve Gana’da da ameliyatlar önümüzdeki günlerde yapılacak.
Daha sonraki günlerde ise Afrika’nın diğer ülkelerindeki katarakt hastalarının da ışığa kavuşması sağlanacak.
Kampanya hakkında ayrıntılı bilgi için: http://www.ihh.org.tr/
| Cuma, 11 Mayıs 2007 | |
|
Huzeyfe 8 yaşında ve doğduğu günden beri görmüyor ama onun öyle güzel bir kalbi varki biz gören gözlerden daha iyi görüyor… Küçücük boyu sizi aldatmasın , o koskoca bir adam hassasiyetini taşıyor aşağıda okuyacaklarınız Huzeyfe AYDIN´ının kendi sözleridir “Siz Görürseniz Onlarda Görecek” Kampanyasına destek veren Huzeyfe Aydın ile görüşme.Huzeyfe AYDIN : Ben doğuştan görme özürlüyüm . Göz tansiyonu hastalığım
|
Editörün Notu:
Görüyorsunuz işte müslümanlar,küçücük cocuk bile bunu düşünüp,parasını dünyanın öbür ucu Afrikaya gönderiyor.
Ya siz?
Kazandıgınız paradan,aldıgnız harçliktan,emekli maaşından ne kadarını İHH,DENİZFENERİ,İYDER veya diğer sivil toplum kuruluşlarına veriyorsunuz?
Dışarı çıkıp 1 günde yüzlerce ytl harcayıp mutlumu oluyorsunuz,insanlar açlıktan ölürken.
Hiç paranıza kıyıpta 1o Ytl bağış yaptınızmı muhtaçlara,Filistin için,Çeçenistan için,görmeyenler için ,aç-susuz insanlar için?
Yiyecek ekmeği olmayan insanları düşünüp,hiç yarın Allah bana bunu soracak;sofranda kuş sütü eksik olmazken,açlıktan susuzluktan ölen insanları düşünmedinmi,
Sana bunca nimet verdim ey kul;Gözün görür,kulağın duyar,elin tutar,Sen bana bunların karşılığında ne verdin,bunların hakkını verecek şekilde şükür ettinmi?
Zekatını verdinmi,mazluma muhtaca,Allah yolundakilere malının en iyisini verdinmi?
Bu dünyanın birde öbür tarafı var,bu dünya gelip geçici,ne bu dünyada aldıgınız lüks arabanın faydası olacak size,nede lüks evinizin veya giyeceklerinizin.
Gerçek dünyayı,sonsuz olanı düşünün ve yarın öleceğinizi düşünün,öbür tarafa neyi götüreceksiniz sizi yakıcı azaptan koruması için.
Günahlarınızı hangi sevaplar örtecek?
Aldığınız lüks ev,lüks araba veya pahalı giyeceklermi size yardım edecek orda?
Yoksa kıldığınız namazlar,haramdan sakındıgınız gözler,tuttugunuz oruç,sadece Allah rızasını kazanmak için yaptığınız maddi manevi yardımlarmı?
İyi düşünün ve şnu hiç unutmayın;
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir (En’am.32)
Mutlu aile nasıl olmalı?
İslamda evlilik erkekle kadın arasındaki mübarek bir sözleşme olup ancak bu sözleşme ile her ikisi birbirlerine helal olmaktadır. Birbirlerini severek, birbirleriyle yardımlaşarak, kaynaşarak ve birbirlerine hoşgörülü davranarak devam edecek uzun hayat yolculuğuna bu vesileyle başlarlar. Erkek ve kadın birbiriyle huzura kavuşur. Eşinin yanında sükûnet, ünsiyet, güven, huzur ve hayatın lezzetini duyar.
Kuran-ı Kerim erkekle kadın arasındaki bu yüce meşru ilişkiyi sevgi, ülfet, itimat, anlayış ve rahmet taneciklerinin muhabbet, saadet, tebessüm ve nimet kokularının yayıldığı gayet parlak ve şeffaf bir tasvirle canlandırmaktadır: “Siz kendi cinsinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhameti varetmesi Onun kudretinin alametlerindendir.(Rum:21.)
Hiç şüphesiz Allah, mü’minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da O’nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur.






Son Yorumlar