Bu sohbetimde sevişerek evlenen bir çiftin nasıl bir duvara tosladıklarını anlatmak istiyorum. Genelde bütün evli çiftlerin yaptığı şey, mutlu kalma çabasıdır. Ben bekarlığı, yelkenler fora giden bir gemiye benzetiyorum. Evlilikte ise, deniz kızına vurulup balıklama suya atlıyorsun, sonra da imdat kurtarın beni diye ölene kadar bağırıp duruyorsun. Şimdi her iki tarafın da isteği ile yapılmış bir evliliğin pembe panjurlu penceresinden içeriye kafamızı uzatıp bakalım.
HALBUKİ FLÖRT EDERKEN NE RAHATTIK
Ne mutlu bir çift. Birbirlerini nasıl da seviyorlar. Merak ediyorlar, özlüyorlar, bi dakka ayrı kalamıyorlar. Niye böyleler biliyor musunuz. Daha yeni evliler. Birbirlerine olan merakları henüz bitmemiş de ondan. Oynaşmalar, şakalaşmalar…
Allah Resulü (sav) ashabından birine “Bakire ile evlen, oynaşırsınız.” buyurduğuna göre, evliliğin ilk ayları gerçekten çok hoştur. Ama bu hayal alemi uzun sürmüyor. Bir ay dolunca maaşları eline alıyorlar ve bir de bakıyorlar ki açıldıkça açılmışlar. Hemen diyorlar ki, evlilik masrafları yüzünden böyle oldu, birkaç aya kadar borçları öder düzeltiriz. (Halbuki ömür boyu böyle devam edecek.) İlk ay borçlara ağırlık verilir ve “Dar zamanda eşim benimle kuru soğan bile yer,” zihniyeti ile bir ay tamamlanır. İkinci aya girildiğinde elbette ki soğan ekmek yenmez, o eskidendi. Çünkü soğan da buğday da senin tarlandaydı. Şimdi markette.
Evet, yeni evlendiğin el kızına soğan ekmek yedirebilirsin belki ama gururuna yediremezsin. Kendinden kısarsın, el kızından kısamazsın. Eve gelirken simit alıp yiye yiye gelirsin, evde “ben tokum, iş yerinde yemiştim” deyip tasarruf etmeye başlarsın. Kendi ayakkabılarının altında ikişerden dört delik varken eşine dördüncü ayakkabısını alırsın. Çünkü bayandır, erkekler gibi her elbisenin altına aynı ayakkabıyı giyemez. Olmaz. Senin gibi her düğüne aynı takım elbiseyle gidemez. Sonra “bak, geçen düğünde de aynı elbiseyi giymişti” derlerse kadıncağız rezil olur el aleme. Her kıyafetin yanına aynı çantayı takıp çıkamaz. Sünnetçi çantası değil bu, bayan çantası. Daha duuur… İki yıllık borca girip o kadar eşya aldığın halde sen eşyalarını tamamladığını zannet. Her ay şuraya şu, buraya bu, derken bir de bakmışsın ki evde karınla fantezi yapacak iki metrekare yer kalmamış. “Ya karıcım, şu sehpalarla fiskos masasını ve bi de şurdaki iki tabure ile otuzaltı saksıdan sadece şu üç tanesini koltukların üstüne kaldır da yanıma gel, hı, olur mu.?” Tabi bir ay daha geçince bu sefer birbirinizin özel masraflarına parmak basmaya başlarsınız. Sen onun makyaj malzemelerine takarsın o senin sigara parana takar. Hele bir de işe geç kalıp taksiye bin de bak n’oluyo.
ÖZLEMELERE N’OLDU ?
Akşam sokağa girdiğinde kafanı kaldırıp evinizin penceresine falan hiç bakma, kesinlikle orda yoktur. Kapıyı açınca hoş geldin kocacım deyip seni öpecek diye düşünürken nasıl bir yüzle karşılaşacağını hiç düşündün mü. Elbette düşünemezsin, çünkü Türkan Şoray hiç öyle yapmamıştı ki Kadir İnanır’a. Hatta Kadir abin parasızlıktan üzüntülü bir halde elleri boş gelince eve, Türkan ablan, “üzülme, ben şimdi güzel bi çorba yaparım” deyip boynuna sarılmıştı. Unut bunları güzel kardeşim, unut. Eve para getirdiğin müddetçe adamsın. Para sıkıntısı yaşadığın anda, karının her hali, her bakışı, her sözü, evde attığı her adım bile iğne gibi batar yüreğine yüreğine. Canımla cicimle düzeltemezsin. Hele bir de işsiz kalsan (Maazallah,) hoşt… kış kış… defol… höst… hağht-tuu… “Dur ya, bak gider başka kadınlarla beraber kalırım ha..” deyip durumu kurtarmaya çalışmayı denesen, adres cehennemin dibidir. Akşam olunca eve gelmeni istemesinin sebebi seni meraktan falan değildir. İnanmıyorsan şehir dışına çık da bak. Aynı şehirdeyken her geciktiğinde “geciktin de bişey mi oldu acaba diye merak ettim” bahanesiyle her gün arayan eşin, bak bakalım seni ne kadar arayacak. On defa ararsa dokuzu rutin kontrollerdir. Gerçekten kıskanan kadın binde birdir. Mesela rahmetli anam beni aradığında ilk söylediği söz, “Oğlum, aç mısın, yemeklerini zamanında yiyor musun, üşütme sakın, yatarken bi bardak süt iç, parasız kalırsan haber ver..” gibi sözlerdi. Ya da eve geç kalsam anam hemen arayıp, “Oğlum, bişey mi oldu, hayırdır inşallah…” derdi. Oysa geç kaldığınızda karınız genellikle, “Nerdesin..! Saatten haberin var mı..!” Yahu hele bi sor, kamyon altında mıyım, nezarette miyim, kafamda bi balta ile sedye üstünde miyim… Hiiiiç umurunda değil. Kadının kıskanmasının altında yatan sebep, başkaları ile para harcaman ve birine takılıp boşanma ihtimalindendir. Bunlar, kadının kıskanması değil, kendisini düşünmesidir.
Dikkat ettiniz mi, erkeklerin yüzde doksanı Allah korkusundan gafil oldukları için eşlerini aldatırlar ama böyle bir adamı belki binde bir kadın boşar. Genellikle kadının aklından geçen düşünce, “erkektir, bi kaçamak yaptı diye boşanmaya gerek yok, nasıl olsa dönüp dolaşıp yine evine gelecek, ama ben yine de tavır koyayım ki bunu adet edinmesin” düşüncesidir. Halbuki aynı şeyi kadın yapsa hemen boşanır. Bakınız, bu anlattıklarım bir çok insandan duyduğum için istatistik niteliğinde açıklamalardır. Elbette ben de o insanlardan biriyim ve bazı konularda aynı dertlerden doğal olarak muzdaripim. Üstelik severek evlendiğiniz ve hala sevdiğiniz kadınla başınıza gelenlerdir bunlar.
BENİ KISKANDIĞINI SANIYODUM
Esas kıskanılan, senin paranın başka kadınlarla ya da arkadaşlarınla beraber yenmesidir. Yani parandır kıskanılan. Hatta başkalarının parası kıskanılır da ceremesini yine sen çekersin. Sadakayı bile Allah rızası için karına vereceksin. Bir müddet sana söylemese bile eşinin aklından şunların geçtiğine emin ol; “Eş, dost, akraba ve arkadaşlarına borç falan verme. Sıkıntıda olan bir insana maddi yardımda bulunma. Ailenden başka hiç kimse için zaman harcama. Zaten kendimiz zor geçiniyoruz bi de el alemin derdiyle mi uğraşacaz. Milletin ne hali varsa görsün. Artık bekar değilsin, paranı ve zamanını ona buna veremezsin, çoluk çocuğunun geleceğini düşünmelisin, biz zor durumdayken bize yardım eden mi oldu. Biz niye yardım edecekmişsiniz ki. Bırak bu çevreni, senin iyi niyetinden istifade ediyorlar. Bulmuşlar senin gibi enayiyi, sömürüyorlar. Sen paranı karına ver, o hem biriktirir hem evi idare eder hem de böylelikle kimseye para vermek zorunda da kalmazsın. Annadın mı…! Yoksa ilişkimiz biter.”
ARKADAŞLARIM NERDE
Karına itiraz edersen kabul ettiremezsin, kadınlar tartışmada hemen gözyaşı bombası atar. “Aman Allah’ım, ben nasıl böyle bi adamla evlendim, babamın evinde bi dediğim iki edilmezdi, şu halime bak, bi gömlek bile alamıyorum kendime. Boşanacaz.! Yarın avukata gidiyom.! Al yüzüğünü de nankör adam…” (Bu yüzden evlilik yüzüğü olarak ince bir gümüş yüzük takmak daha emniyetli. Kafana gelirse acıtmaz.) Tabi bu arada seviyosun karını. Kimsenin eli eline değmemiş, namuslu, hamarat, hem de güzel. Onunla aranı bozmak hiç işine gelmez. Halbuki senin bu halini bile bile evlenmişti. Artık durumu düzeltmek için kara kara düşünmeye başlarsın.
Karınızın, bekarlığın verdiği bazı alışkanlıkları sizin üzerinizden alması elbette gereklidir ve bunların bir kısmı da iyidir. Yani sorumluluğunuzu bilirsiniz, evinizi bilirsiniz, gereksiz masraf ve gereksiz kişilerle zaman harcamazsınız. Ama karınızı kontrol altına almazsanız, karınızın sizin üzerinizde uyguladığı bu düzeltme operasyonu bir türlü bitmez. Siz düzeldikçe düzelir bir gün kalas gibi dümdüz olursunuz. Benim bir çok eski arkadaşım şu anda aynı durumdadır. O dal budak salmış meyve veren insanların çoğunu şimdi al, bina iskelesine kalas diye koy, üstünde sıvacılar çalışsın. Allah rızası için yapacakları hiçbir şey kalmamış. Her şey karısı için olmuş. Akşam eve geldiklerinde, “Bu gün karın için ne yaptın.!” sorusuna muhatap olmuş vaziyette manyamış bir halde ruh gibi dolaşıyorlar.
BİZ EŞYALARIMIZI ALMAMIŞ MIYDIK
Tabi bu durum ister istemez maddi durumunu düzetmeye mecbur ediyor erkeği ve bir gayretle düzeltiyor. Bu sefer kenarda duran para karınızı rahatsız ediyor. Yastığının altında biriktirdiğin her yeşillik bu sefer karına akapunktur oluyor. Perdeler değişiyor, koltuklar nedense hiç kimse oturmadığı halde eskiyor, halılar sen farkında olmadan sararıyor, her zaman yıkanan aynı elbiseler artık yıkanınca çekmeye başlıyor, taksitli alışverişler sebebi ile evdeki her şey birdenbire eskiyor. Bir gün bayram geliyor, mahalleye bayram ziyaretine çıkıyorsunuz… Aaa.? Tesadüfe bak.! Komşularınızın bütün eşyaları aynı sizinkiler gibi. Kısa bir zaman sonra evdeki bütün eşyalar mahalledeki komşularınızın yeni aldığı eşyalar gibi oluvermiş. Ne ilginç rastlantı.! Ve siz hala birbirinizi seviyorsunuz.
Küçük odaya da televizyon gerekiyor, buzdolabınız ses yaptığı için değişiyor, fırın sağlam olduğu halde dekoratif kapaklısı ile değiştiriliyor, hatta yeni aldığınız her şey bi daha ve ertesi gün bi daha değişiyor, çünkü mutlaka eve getirildiğinde, mağazada fark edilmeyen bir kusuru görülüyor. Ya da komşunun hanımı aldığınız o güzelim eşyanızı kıskanarak, “keşke falanca rengini alsaydın” diye eşinize vesvese veriyor. Karınıza bir hediye alın, mesela beyaz bir kazak. Size diyecektir ki, “Ahouş !, ne kar güzeeel.. ay çok teşekkür ederim kocacım, nerden aldın.?” Siz de falanca yerden diyeceksiniz tabi. Ve karınız ertesi gün büyük bir ihtimalle o mağazaya gidip aldığınız kazağı değiştirecektir. “Defoluymuş kocacım, kandırmışlar seni, aynı rengi de kalmamış, mecburen turanj rengini aldım, bi dahaki sefere bana sormadan alma.” diyecek. Bi tek size ait olanlar hep sağlam ve yeni kalacak. Pijamalarınız haricinde. Siz pijamalarınızı çok sevdiğinizi, giye giye yumuşacık olduğunu ve onların daha oldukça uzun bir zaman kullanılabileceğini ısrarla söyleyeceğiniz halde ille de değişecek. Çünkü eşiniz sizi çok düşünüyor ve acayip ilgileniyor.
OYSA SEVEREK EVLENMİŞTİM
Bir yere misafir mi olacaksınız, cicilerinizi giyiyorsunuz. Eşiniz tesettürlüyse sorun yok. Değilse, asırlardır olduğu gibi eşiniz nihayet hazırlanıyor ve saatler sonra abuk bir kıyafetle karşınıza çıkıyor. “Nasılım…?” Tabi yüzünüzde şaşkın bir ifadeyle bakıyorsunuz, bakıyorsunuz… ne yapmaya çalıştığını anlamadığınız için sormak zorunda kalıyorsunuz ; “ Böyle mi çıkacaksın.?” Cevap TSE standardında oluyor; “Aaa, ne varmış kıyafetimde.?” Maddi durumunuz ne kadar artarsa, eşinizin gardırobu da, evinizin eşyaları da o kadar artıyor.
E, artık maddi sorununuz yok. Sağlık probleminiz de yok. Eviniz de güzel. Hem güzel ve akıllı bir kadınla da evlenmişsiniz. Mutlusunuz. Bir erkek olarak eşinizle beraber olmak zaten en doğal hakkınız. Stres dolu bir günün akşamında burnunuzda karınız tüte tüte eve geliyorsunuz, onu canınız çekiyor, ama… o da ne, eşinizin bu akşam başı ağrıyor. Yarın morali bozuk. Öbür gün de çamaşır bulaşık derken çok yorulmuş zavallı. Daha sonraki gün ise piyangodan bir hafta ekleniyor. On gün asker gibi “esas duruş, tüfek omuza” vaziyette bekliyorsunuz. Tabi sizin yine kafanız karışıyor.?! Hemen aklınıza, geçimlerini kazanmak için para karşılığında erkeklerle beraber olan kadınlar geliyor. Yanlış anlamayın ha, beraber olmak için değil vallaha.
Hani, bu kadınlar her gün akşama kadar kırkdokuz erkekle beraber ola ola hala nasıl yorulmadan ayakta kalabiliyorlar diye düşünüyorsunuz. Üstelik döveninden tutun da sövenine kadar, ayyaşından tinercisine kadar cins cins adam. Hepsi de SAPIĞINA kadar erkek. Yani her gün onlarca sapık adama katlanan bu kadınlar, bütün vücutları tepeden tırnağa ağrı, sızı ve morartı içinde oldukları halde yine de yüzlerce sapığa güler yüzle katlanabilirken, karınız sizinle her gün sadece bir defa beraber olmaya katlanamayacak kadar yorgun ve hasta düşecek ne yapmış olmalı acaba. Üstelik maaşı da olduğu gibi ona teslim ediyorsunuz. Bence bir kadın, akşam olduğunda kocasına mırın kırın ediyorsa, hemen acil servise kaldırılıp muayene ettirilmesi lazım. Mutlaka çok ağır hastadır da size belli etmiyordur. Aksi halde biricik kocasına katlanması niye mümkün olmasın ki. Yok yok, kesin ölüyodur.
Ali Serdar Cinemre






17 comments
Comments feed for this article
Mayıs 25, 2007 4:10 pm
maryy
gerçekten çok beğendim ve samimi buldum yazınızı bi bayan olarak hemcinslerimin bu tür takıntılarını ve ilgisizliklerini bi türlü anlayamıor ve anlam veremiorum biraz ilgi ve sewgi arkadaslar hersey para deil inanın ewe geldiinide ona içten bi hoşgeldin kocacım lafı bile tüm yorgunluunu alabilicektir bu kadar takmamanızı öneririm eşyaya,paraya,pula…sizin ve geleceğiniz için tüm gün yoruluo ve tüketio kendini ona birazcık ilgiyi cok görmeyin…böyle şeyler gözünüzü bürüdüğü an artık kendinizi kolay kolay kurtaramazsınız ve eşinizle aranızda bu tür sorunlar cıktıktan itibaren gittikçe büyüyerek uzar bu sorun o yüzden en basından iyice düşünü ve ona göre davranın.zamanında eşimle ewlenebilmek için onalrca kişinin gönlünü yapmıs,herkesin razı olarak beni onla görmesini isdediim için yıllarca uğrasmıs biri olarak kocamı kaybetmek istemem her tartışmamızda o yaptıklarım gelir ve o anda anlamsız konusmaları sonlandırıp seni sewiorum der içten bi sarılmayla kavgayı sonlandırırım size de tavsiyem bu gereksiz tartısmalar sizi yıpratmaktan baska hiçbi işe yaramaz….
Mayıs 26, 2007 2:20 pm
mucahid
sa
MaşaAllah,Rabbim bizede sizin gibi hatun nasip etsin inş.
Bu zamanda zor,bayanlara derdimizi anlatamıyoruz.
Rabbim sevginizi daim etsin inş.
Mayıs 26, 2007 11:18 pm
Osman S Borutecene
Yani görücü usülünü savunuyorsunuz?
Ağustos 27, 2007 9:22 pm
yakaza
Erkekler ve kadınlar… Erkekler mağrurluk kadınlar ezilmişlik numaralarını bırakıp sorunlarına dürüstçe insanca yaklaşabilseler… O yukardaki kalaslar ortaya çıkmazdı… Erkekler erkek kadınlar kadın olabilselerdi… Herkes birbirini değil kendini yontmaya çalışsaydı… Dünya belki daha yaşanılır bir yer bile olabilirdi kim bilir? Evlilikte aradığın nitelikte bir eş bulmak o niteliklere sahip olmakla orantılı.. Yukarda yazdıklarınız doğrudur…
Ama bu haklı olduğunuzu göstermez… Subjektif tek taraflı bakış açısı her zamanki gibi!… Açık kadınlardan daha gösterişli giyinen örtülü kadınları ne yapacaz? Sadece bir tişört ve jean pantalonla çıkan kadınla pahalı eşarbı ile marka elbiseleri ile kolları parmakları dolu takıp takıştıranları hangi kefeye koydunuz onlara gözünüzü mü yumdunuz?Emin olun artık çoğunluk onlarda…Siz de biliyorsunuz ki zaten! Ben içindeyim ve içim acıyor!… Çünkü bu tutumun İslamla alakası olmadığını biliyorum… Çokluk öyle… Elinizi terazinin bir kefesine koyarken diğerine yüreğinizi koymayın adil olun… Ütopya oluşturmak ayrı bişey tabii nasıl bakarsan öyle görüyorsun neticede…Selam ile esenlikler diliyorum.. Kandilimiz mubarek olsun…
Ağustos 30, 2007 11:33 am
zilan
slm arkadaslar ben zilan yukardaki IMDAT BEN EVLIYIM YAZISINI okudum ve o yaziya karsilik benim hayatimi kisaca anlatmak isdiyorum.umarim SIKILMASSINIZ.ben koyde dogdum ilk okulu koyde okudum.orta okuluda sehirde daha sonra ondort yasimda yurtdisina ailemle geldim.burda okula giddim.ve on alti yasimda ailemin istegi uzerine kuzenimle evlendim.kuzenim cok terbiyeli,iyi biriydi ama buna ragmen ben isdemiyordum,cunku birgun olurda anlasamassak ailemizin dagilmasina sebep olabilecegimizden korktum.ama ailemide cok seviyordum onlarida kirmak istemedim ve benim iyiligimi istiyorlar diyerek evlendim.ilk sene esim turkiyedeydi ben burda is ve ev bulduktan sonra onu buraya getirdim.esim turkiyedeyken bir kitap okumusdum o kitap bana oyle etki etmisdiki diyebilirim evlilige,hayata bakis acim tamamiyla degisdi.bu kitabi butun arkadaslarima tavsiye ediyorum mutlaka okuyun.ISLAMDA EVLILIK neyse esim geldi alti ay sonra oda isbuldu ve calismaya basladi.o beni kirmiyor,benden habersiz birsey yapmiyor,biryere gitmiyordu.tek kusuru konusduklarima dogru durust cevap vermiyor,gulmuyor,sohbet etmiyordu.ben ise sen,sakrak gulmeyi ,konusmayi seven biriyim yani tam zit kisiliklere sahip iki insan,ve esimin bu durumu zamanla benim zoruma gitmeye basladi ister istemez acaba mutlu degilmi diye dusunmeme sebeb oluyordu.ona bu hareketlerinin sebebini sordugum zaman ya benim huyum boyle deyip konuyu kapatiyordu.inanin allah sahidim olsunki yazdiklarimda hic bir sekilde yalan,yanlis,yanilma yokdur.evet bende calisiyordum bos zamanlarimda onunla ilgilenmeye calisiyordum.ona olan davranislarim ise ondan habersiz,hic bir yere gitmiyor,hic birsey almiyor,sadelige onem verdigim icin moda,bakima,makyaja bakmiyor,turkiyeye yolladigi paralara karismiyor,hadda o bir dese ben iki yolla diyordum,kendim icin kismaya calisirken onun gozunde birsey kalmasin diye ne istese,neye ozense hemen almaya calisirdim buna buyuk malzemelerde dahil.derken ikitane kizim oldu boylece birkac sene gecdi ve zamanla eski esim giddi yerine herseye karisan,oyleki izledigim telefizyona,telefona,yatmama,harcamama kisacasi herseye birsey bulan biri oldu,ayni zamanda hakli oldugumu bildigi halde birgun olsun beni ailesine karsi savunmadi,kendi almancasi olmadigi icin herseye ben bakiyorum birgun olsun allah razi olsun yapiyorsun demedi,aksine konu acildiginda bakmiyorsun,yapmiyorsun derdi,buda birkenara ilgisizligi,en onemliside ihaneti beni derinden yaraladi.genede bosanmayi dusunmedim gene kendimde kusur aradim ve karar verdim fiziksel olarak bazi degisiklikler yapdim diyet yapmaya,ayni zamanda bakimli olmaya karar verdim.ama degisen pek birseyin oldugunuda sanmiyorum.suan sekiz senelik evliyim birseneden beridir pisikolojik sorunlar yasiyorum.nerde hata yapdigimi bilmiyorum bildigim teksey allah sizi inandirsin kardeslerim herzaman o yada onlar olmasada ben iyi ve anlayisli olmaliyim,onu kendi ailemden ustun tutmam.ve simdi cok pismanim yapdiklarimi hak etmeyen bir insanlayim bitirsem bitiremiyorum,iki tane kizim var,ailemiz benim ve bizim yuzumuzden dolayi kopmalarini dagilmalarini istemiyorum,ama diyer yandan da artik sogudugum bir insanla nasil bir omur beraber olacagim,boyle bir hayat nasil gececek.isin icinden cikamadigim icinde turlu hatalara ve gunahlara girdim tek sebebide o onu hic affetmeyecegim.bu yazdiklarim inanin hayatimin bir bolumu egerki hepsini anlatmaya,yazmaya kalksam ne geceler yeter ne gunduzler.fikir ve goruslerinizi herzaman beklerim.allaha emenet
olun……………..zilan
Ağustos 30, 2007 11:37 am
zilan
kardeslerim sunuda eklemek istiyorum.uzun oldu ama kusuruma bakmassiniz umarim.evlilik hayatinda hic haketmedigim seylerle karsilasdigim icin nerde bir bekar gorsem.gozum korkdugu icin gunaha girdigimi bile bíle aman aman evlenmeyin diyorum.
Ağustos 30, 2007 11:44 am
mucahid
napcazda evlenmicez peki?
zina haram,evlenmek lazım.
millet evleniyo,evlenmeyin sakın diyo.
evlilik dışı ilişki yaşasak,yüce rabbim haram diyo.
ne yapıcaz? tek başımıza ölüp gidelimmi yani.
Ben bu evlilik olayından hiç ama hiç bişey anlamadım.
Üzülüyorum ya,valla bıktım milletin bi öle bi böle demesinden.
Ağustos 31, 2007 11:44 pm
zilan
kardesim mucahide sesleniyorum.degerli kardesim yukardada yazdigim gibi ben dinini bilen.kimseyi kirmamaya calisan,birazda deli dolu biriydim.ama evlilik hayati beni yikdi mav eddi.sana yeminle soyluyorum nekadarda iyi olmaya calisdiysamda olmadi kimse anlamadi tabiki ben de insanim benimde hatalarim oldu ama yasadiklarimi hak edecek kadar degildi.en basidi ben esimin ilgisizligini,birgun olsun beni savunmamasini,son zamanlarda herseye karismasini,iskolikligini,hatta ihanetini bili kabullenmisken o sekiz senedir bir kotu huyum olan sigarama takdi.ya boyle birsey olabilirmi ya bir insan bukadar bencil olabilirmi anca ben erkegim benim dediklerim olur gibi hareketleri ve tavirlari.valla bence egerki bacinin fikrini sorarsan evlenme demiyecegim artik cunku seninde dedigin dogru,ama evlenecegin insani iyi tanimaya calis.ayrica esinden cok seyler bekleme,taparcasina sevme birgun olurda benim gibi hak edmedigin olaylarla karsilasirsan en azindan yikilmassin.bir zamanlar burda issizlik sigortasinin yolladigi alti aylik bir kursa gitmisdim.orda konu sevmekdi patronum dediki zilan senin icin dunyada en onemli varlik kimdir bende esimdir dedim ailemdende ustundur dedim ve patronum dondu bana dediki zilancim sakin oyle bir hata yapma cunku gun olurda esin sana istemedigin bir sey yaparsa yikilirsin.bende yok ben oyle birsey beklemiyorum esimden.dedim ve inan bana aradan vazla gecmedi esimin ihanetini duydum .aylarca olu bir insan gibiydim kendime geldigimdede esim benim icin bitti.benim malesef iki kotu huyum var birincisi seversem tam severim ,silersemde malesef tam silerim ortayi bulamadim bu gune kadar.neyse isde esimin ihanetiyle ona karsi soguklúgum basladi,simdi hic takmiyorum nereye gidiyor,ne yapiyor,niye ,neden diye sormuyorum cunku insan sevdigi insana bu sekilde davranir.bende bir zamanlar sevdim ama malesef beni anlamayan birini ve biddi simdi cok ustume dusuyor ama neye yarar bende biddikden sonra.dedimya kardesim evlen ama cok baglanmaki birgun yikilmayasin isn benim gibi…………………………..zilan
Ağustos 31, 2007 11:50 pm
zilan
sunuda eklemek istiyorum.mucahit sana kotu ornek oldugum,yada senin korkmana sebep oldugum icin beni affet.ben bulamadim aradiklarimi belki sen bulursun ki isn her insan ayni olacak diye bir sey yok.dedimya isn allah karsina seni anlayan,seven,anlayan bir insan cikarir.baskada birsey diyemiyorum……….saygilar zilannnnnnnnnnn
Eylül 19, 2007 7:19 am
osman
değerli kardeşlerim evlilik hayatı insanların belirli fedakarlıklarıyla yürümesi gereken bir hadise.zorluklarının olmasından daha doğal birşey yok.her iki kişinin fedakarlık etmesi gereken bir yaşam biçimi.özellikle günümüzde evliliklerin mutlu şekilde devam etmemesi için her türlü ortam var.her şey huzurumuzu bozuyor.benim acizane tavsiyen tüm kardeşlerimin herşeyi yuvalarının mutlu bir şekilde devam etmesi için yapmaları.bunun için her türlü fedakarlığı yapmaları.zilan kardeşime üzüldüm özellikle almanya türkiye evliliklerinde daha çok sorun çıkıyor.bizim çevremizdede çok oldu.ama islami referansları olan bizlerin bu konuda daha sabırlı olmamız gerekiyor.allah yar ve yardımcımız olsun
Eylül 19, 2007 9:41 am
VERA
Yazı güzeldi ama tamamen erkeklik kokuyor.Hak verdiğim çok şeyler var ama şunuda bilmek lazımki kadınlar bukadar da kötü değiller vede erkekler acaba ne durumda bence bir kadın dünyalık birçok lüzümsuz şeyler talep ediyorsa ve huzur vermiyorsa bunun altında ebepler vardır.Öncelikle kulluğun gereklerini bilmeme islamın kadına ne tavside bulunduğundan bi haber olma bunların başlıca sebepleri.
Daha sonrasıda beyefendilerin insanın sabrını taşıran tutumları kadınları böyle gerksiz bir tavra sürüklüyor.Erkekler acaba hiç kendilerine bakıyorlarmı işten eve gelip televizyon karşısında saatlrce oturmalar, işte yaşadığı sitresi eve taşımalar,çocukların bütün sorunlarını kadınlara yıkmalar,int. başında geçen saatler,e bide geçim sıkıntısıyla ebeveynlerinin bu karşımızdakide insan bununda bizim gibi ruhu ,hissi var adı gelin diye herşeyden soyut bırakma çabaları,kendi kalıplarına sokmaya çalışmaları birde uymazsan o kalıba vay geldi başına vs…. eee bizlerinde şikayeti çok.
İmdat Ben Evliyim …!dedik kim kurtaracak.
Burda karşılıklı anlayış ve sevgi ,kul olma bilci Allaha kul olup onun buyruğu doğrultusunda yaşamak en büyük kurtuluş.
Siz bekar kardeşlerimde korkmayın bukadar evlilikten ademden buyana böyle aile sorunları hep olmuş ama sabır ile yuvarlanıp gidilmiş.
İNANÇ…SABIR…KANAAT…
Eylül 26, 2007 8:18 pm
deniz
Kadınlar Ahhhh kadınlar ahhh
Ben bir benzetme yapamadan geçemeyeceğim. Göle bir taş atarsın oluşan dalgalar kıyıya vurur ve tekrar sana gelir. Sonra bu nereden çıktı bunu kim yarattı. Bu bana neden oldu dersin. Kadınlar böyle bir şeydir hem onca şeyi yapar üstüne de haksızsınız yok yanlış söylüyorsunuz yok bilmemne derler. Bi günde kabul etseniz başınıza taş yağar sanki.
Ey güzel Allahım Hikmetinden sual olunma haşa Amma
Şeytanı yarattın da Kadını yaratmaya neden gerek duydun.
Alkol almam, gece hayatim yoktur, arkadaşlarla bile olsa eşim olmadan dışarı çıkmam ( o yalnız kalmasın, arkadaşlarımla geçirdiğim zamanları kıskanır çünkü kıskanıp dünyayı bana dar ettiği için onu da bıraktım) paşa paşa eşşekler gibi çalışır evime gelirim. dünyanın parasını kazanır borçları bitirmek için hala uğraşırım. tüm zamanımı onlara ayırırım. kendim için 1 saat kafamı dinlemek istesem kıyamet kopar.
18 yıllık evliliğim boyunca eşimi bir kere aldatmadım.
Peki bunlara karşılık o ne yaptı ne kadar acıdır ki beni aldattı. Aldatmanın kadını erkeği yok.
Merak ediyorsanız söyliyim hala beraberim. Belki düzelir belki diye diye bekliyorum.
Evlilikte aslında hayatın tümünde sorunlara sizin nasıl baktığınız önemli ama artık bazen sorunlar gözünüzü deler geçer de hala görmemeye çalışırsınız.
Ve inandım ki mutlu aşk yoktur. Evlilikte.
Zilan kardeşim gibi yanlış zaman yanlış mekan yanlış insan mı acaba. Canımın yandığından belki tüm kadınlar için söylediklerim kötü sözler. Ama gerçekten kaç tanesi Zilan gibi acaba.
Ben artık şuna benzetiyorum hayatı evliliği, kadınları, çok güzel bir mutluluk var onu yaşamak istiyorsunuz elinizi uzatıyorsunuz bazen dokunuyorsunuz da ama elinizi uzattığınız yerde o kadar çok diken var ki ve siz dokundukça her seferinde o kadar daha uzağa gidiyor ki. Acaba rahipler mutlu mu dur artık mücadeleden vazgeçmek mi gerekir bilmiyorum diyorsunuz. Ama onsuz da olmuyor ki.
Kusura bakmayın hiç yazmam huyum değil güzel bir yazı haksızlık etmiş güzelim insanlara der geçerdim ama bugün kabul günüm galiba rahatsız ettiysem özür dilerim.
Eylül 26, 2007 8:23 pm
deniz
Ha bu arada hemcinslerim için söylüyorum. Yazıdaki kadın dan çok da farkımz yok. Çocuklarımızın anası der saygı duyarız. Ama içer döveriz. elde ne varsa onunla birşeyler yapmaya çalışır bunu mu yaptın der gene döveriz. Canım istemiyor der gene döveriz. Şunu şöyle yapsak der sen anlamazsın der gene döveriz. Şunu izlesek der kumanda padişın kılıcı gibi erkeğin elinden ayrılmaz. İsteyen olursa gene döveriz. Bizim isteklerimizin hepsinin yerine gelmesini isteriz olmazsa gene döveriz. Başka kadınlarla sadece anlar değil hayatlar yaşarız evli iken sonra birşey derse gene döveriz. Ahh bizler sanki çok mu farkılıyız.
Ama ben bunların hiç birini yapmadım yapmayacağım demiştim ve yapmadım. Benim günahım neydi Allahım kimseye taşıyamayacağından fazla yük vermezmiş belki de benim sınavım da böyle oldu bu dünyada ço da sorgulamamak lazım. Herşey Allah dan gelir.
Eylül 27, 2007 6:53 am
mucahid
sayın deniz,güzel yorumlarınız için teşekkurler,alah sabır versin ne diyelim
Kasım 6, 2007 9:50 pm
laz oglu
senin yazdiklarini okuyunca bu benim hayatimi yazmis dedim ben 19 yasinda evlendim 5 sene oldu 1,sene süper 2, sene iyi,3sene berbat 4,sene can cekismeye basladi evliligim 5 senede allah rahmetini boll eylesin ikimizinde birbirimize tahmulumuz kalmadi ama nedense ikimizde ayrilmak istemiyoruz ne kiadar istersen iste bu yasamdan baska yasam tarzi olusturamazsin bosu ugrasmasin kimse zaten omrumuz kisa yasayin böyle gitsin
Temmuz 1, 2008 10:55 pm
ersan
herkese selam arkadaşlar.
burdaki herkese sesleniyorum.kısaca kendimide tanıtayım5 yıllık evliyim ve 1 yaşında kızım var.
kimse 4×4 lük degildir ama ben sevecen kimseyi kırmayan.neşeli espirili gönlü dolu ama malesef cebi boş bir insanım.
bundan 6 sene önce eşimle tanıştım birbirimizi çok sevdik gezdik tozduk(vs) derken evlendik.bu kararı almadan önce aklımda hep acaba ? vardı
eşime sürekli durumu iza ettim.benim çok param yok sıkıntı çekeriz.bana dedigi ben senin paranla evlenmiyorum seninle evleniyorum seninle kuru sogan bile yemege razıyım cevabı oluyordu.beni çok sevdigini’de biliyordum.
ve bu vesileyle evlendik.biraz kıyıda köşede birikmişim vardı.dügün masrafları eşya derken oda bitti.ev kira eşimde sagolsun çalışıyor.çok güzel geçiniyorduk.benim maaşım kira ev masraflarına gidiyordu eşiminkide gezmelere giysilere abur cubura gidiyordu.hiç bir sorun yoktu.tabi düşünüyordum bu nereye kadar böyler gidecek diye eşime biraz köşeye para koyalım fazla ıvır zıvır harcamıyalım diyordum ama o pek oralı olmuyordu.niyayetinde 4 sene böyle geçti ve çocuk başka bişey tabi bir tane dünyalar tatlısı kızımız oldu.tabi bende tek çalışmak zorundaydım.ve sıkıntılı dönemler başladı.eşim istedigini giyemiyor gezemiyor.çebinde her zaman parası olmuyor.huzursuzluk evde diz boyu.çocuk sevgisini bile bunun önünde duramıyor. yukardaki başlık gibi (( İmdat Ben Evliyim ))
eger onların isteklerini yapamazsanız siz onların gözünde birer böceksiniz anlıyacagınız kadınların hepsi aynı demeyelimde (çogu böyledir)
Ağustos 2, 2008 5:12 pm
şirin
Bir insan neden evlenir ilk bu soruya cevap bulmak lazım.herşeyin maddiyat olduğu bu devirde sırf haramlardan korunmak için evlendim diyene ihtiyaç var. sevgi karın doyurmaz. yalnız iyi bir evlilik içinde sadece para yeterli olmuyor. evliliği sadece kuru bir sevgiye, güzel bir fiziğe veya simaya ya da cinselliğe odaklarsanız dünyada hem mutsuzluğa, ihanete ahirettede bedbahtlığa kapı açmış olursunuz. diyeceğim şu: genç kızlar lütfen şişkin cüzdanlara bakmayın artık. bırakın bir tane çantanız olsun. az olması ayıp mı sanki. paranız olupta aldatılmak daha mı iyi. erkekler sizde nankör olmayın ve karınızın eline ilk baştan yuları vermeyin. lütfen arkadaşlar evliliği şansa bırakmayın ciddiye alın. sevdimde aldım hevesi geçer, geriye ah vah kalır. seviyorsanızda gerçekten yürekten sevin. bir insanın yüreğini emanet olarak alın, ihanet etmeyin. unutmayın ki emanet gün gelir alınır, ihanet sizde kalır.