You are currently browsing the monthly archive for Haziran, 2007.

Bu yazı Fadilet eş-şeyh Nebil el-Avadi nin sitesi olan emanway.com dan alınarak hakyolu.wordpress.com sitesi için Seda Ş.tarafından tercüme edilmiştir.  

avadi

Bir sahabinin aşk hikayesi….İsmi Mersed ibnu ebi Mersed…Önemli bir sahabe…İslamdan önce bir kızı seviyordu…Aşk…İslam yok..Din yok…ve O bir kıza tutkun… O İslama girdi ama kız Müslüman olmadı…O hicret etti…Kız ne Müslüman oldu nede hicret etti…    Mersed bir kahraman…Ne yapıyordu?…Medineden Mekkeye ye gidip esirleri kaçırıyordu…Kahraman!!!….Gece Mekkeye gidiyor bir esiri alıyor…Her seferde bir esir…Rasulullah(s.a.v) ta bu sahabeden memnun…O bir kahraman…

Günlerden birgün Mersed geceyarısı Mekke de…Gizleniyor…Bu sırada onu eski aşığı görüyor…müşrik bir kadın!…ismi anak…Mersedi uzaktan gördü…

Bağırdı: -Mersed!!!Mersed!!

-Evet…Mersed…

Sen kimsin?

-Ben Anak!!!Sevgilin…Aşığın….Mersed rahat bir yaşama ve bir yatağa ne dersin?Eski günlerimiz gibi!!!

-Ya Anak!Allah bizlere zinayı haram kıldı!!!

-Sadece bir gece!….

-Haram!!

Read the rest of this entry »

Sıcaklık arttıkça ve terlemeye başlayınca hatırlamanız gereken bir şey var: gözlerinizi korumak! Tabii ki, güneş gözlüğü kullanmanızdan bahsetmiyoruz..

Bakışları aşağı çekmekten bahsediyoruz.

Ne yazık ki, sıcaklıklar arttıkça, piyasada o sıcaklığa maruz kalan vücud parçası yüzdesi de artıyor.. Bu her ne kadar rahatsız edici ve üzücü de olsa, toplumun bir gerçeği oldu…

Üstüne üstelik, ahlâkını muhafaza etmek isteyen çoğumuz, özellikle tesettürlü hanımlar, ‘dışarda’ garip karşılanıyor.

Read the rest of this entry »

bol_ve_yonet.jpgbol_ve_yonet.jpgbol_ve_yonet.jpg

dar1.jpg

Bu yazı Fadilet eş-şeyh Nebil el-Avadi nin sitesi olan emanway.com dan alınarak hakyolu.wordpress.com sitesi için Seda Ş.tarafından tercüme edilmiştir.Sitemizi kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz…

avadi

Fadilet eş-şeyh Nebil el-Avadi anlatıyor: ‘’Bu geceki dersimizin adı ‘’Bir aşk hikayesi ‘’

Sizlere bazı olaylar anlatacağım ,insanların gerçeklerini,nasıl yaşadıklarını öğrenmeniz için….’’ : Bir keresinde telefonum çaldı….

Bir kız hem ağlıyor hem konuşuyor:

-Şeyh ben korkuyorum…

-Neyin var?Ne oldu?

-Beni tehdit ediyor…

-Kimmm?

3 seneden beri tanıştığım bir genç…Ne annem biliyor nede babam,cep telefonum var istediğim gibi konuşuyorum…

-Arkadaşın mı?

-Evet…

-Onu seviyor musun?

Read the rest of this entry »

Editör:İbretlik Bir yazı,mutlaka okunmalı,okutulmalı.

- “Mü’minler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, dünyada ve ahirette can yakıcı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz” (Nur: 19)

AIDS virüsü, yetkililerin ifadesine göre virüslerin en kurnazıdır. İlim adamları henüz bir ilaç keşfedemediler.

İnançlı olan ilim adamları çareyi İslam’da görüyor, ilahi devayı gündeme getiriyor. Ve AIDS’in İslam ülkelerinde çok daha az oluşunu örnek gösteriyor, delil sayıyor.

Amerikalı AIDS uzmanı Prof. Panzer: “ İslam dini AIDS’e kalkandır. İslam ülkelerinde yayılışını İslam ahlakı önlüyor. Artık lüt kavmini ve İslam’ı anlamanın zamanıdır” demiştir. (20.05.1996 – Türkiye)

Bugün bizde AIDS’i körükleyen bazı çevrelerdeki inanç zayıflığıdır.

İslam dini:

- “Açık olsun, gizli olsun fuhşiyata sakın yaklaşmayın” (En’am: 151)

- “Zinaya yaklaşmayın. Hiç şüphesiz o, çok çirkin bir şeydir ve kötü bir yoldur.” (İsra: 32) diyor.

Hz. Peygamber (A.S.) da:

- “Bir toplulukta fuhuş yapılır da bu çirkin işi işleyenler çekinmeden bunu anlatır hale gelirse, o toplumda taun hastalığı ve daha önceki toplumlarda görülmeyen hastalıklar ortaya çıkar.” (İbn-i Nace, Fiten: 22) buyurarak mucizevi ikazda bulunmuştur.

Meşhur artist A. Perkins, AIDS’ten ölmeden evvel şöyle demiştir:

- Bu hastalığı Allah’ın bir intikamı gibi gören çok insan var. AIDS virüsü Allah’ın vazifeli bir memurudur. Hatta azmış insanları ıslah etmek için vazifesini yapmaya devam edecektir” (23.05.1994 – Zaman)

Read the rest of this entry »

İstanbul’un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.
Durum Hazreti Fatih’e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih’e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:
- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz.
Hazreti Fatih’in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi… Bursa’da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Read the rest of this entry »

ALLAH Rasûlünden kadının hissiyatını geceden gündüze çeviren, hassaslığın bile yanında kaba kaldığı tavırlar gelirken kadınların sessiz ve hissiz kalması ne mümkün. Kadının hissiyatını yansıtan ve gönülleri aydınlatan en can alıcı tablolar ALLAH Rasûlü ve Müslümanların en çok sıkıntı çektikleri harp olan Uhudda zirve noktada kendini göstermiştir.

ALLAH Rasûlünün öğretilerinin hayatı şekillendirdiği safhalar insanlığı hayrete ve hayranlığa sürükleyen tablolarla doluydu. İslam ile müşerref olan insanlar, feleğin tersine döndüğünü düşünmeye başlamışlardı. Kök anlamı barış ve esenlikle kardeş olan bir din, kız çocuğunu diri diri gömen insanları, haksız yere en küçük bir cana kıymaktan doğaya dahi zarar vermekten çekinir hale getirmişti. Kadını mal gibi kullanan bir toplumda, kadına düşmanlık, cana düşmanlık, hayata düşmanlık simgesine dönüşmüştü. Ve o yüce dinin incelik peygamberinin hanımlara yönelik latif tavırları kadına değer verdiğini söyleyen günümüz insanı için bile önemli mesajlar taşımaktaydı.

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: Kadınlara güzel davranın. Çünkü kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğrisi üst tarafıdır. Eğer onu düzeltmeye kalkışırsanız kırılır, bırakırsanız eğri kalır. Kadınlara güzel davranın.

Read the rest of this entry »

RABBİM BİZE BİR DAHA BU GÜNLERİ YAŞATMASIN İNŞAALLAH.

Video gözükmüyorsa,buraya tıklayıp youtube’dan izleyin 

Kabe’den ezan dosyasını indirmek için sağ tık farklı kaydet .

Sonra karar verin arapçamı,türkçemi diye.