Editör:bence bu yazıyı bütün türk halkı okumalı,özellikle hanımlar lütfen.
Kapris ve Kompleksleriniz dünyaca tanınıyor,biraz merhamet edin ya,yeter be kardeşim
Değerli Okurum;
Dünyada, kızlar babasıyla evleniyor. Eşcinsellik bazı ülkelerde yasallaştı. Nikah cüzdanları veriliyor.Biz hala burada neyi tartışıyoruz?
Şimdi:
Ben fahişeleri üç guruba ayırıyorum:
Ünsüz fahişeler : Genelevinde çalışan fahişeler.Bunların ne olduğu belli olduğu için en dürüstleri.
Ünlü fahişeler: Mankenler veya vucudunu santim santim pazarlayan kadınlar. Bir öpücük karşılığında milyarlarca para kazanan kadınlar.
Nikah altında yaşayıp kendine fahişe konumuna düşüren kadınlar:
Bunlar eften püften bahanelerle kocasıyla sürekli küsüp, barışmak için pahalı hediyeler kotaran ve karşılığında tenini sunan kadınlar.Bunlardan da ülkemizde hayli olduğunu söylemeliyim.Bunları bize intikal eden olaylardan yola çıkarak söylüyorum.İşte bunlarda nikahlı fahişe oluyor…
Bir başka husus:
Eğer bir erkek karısıyla aynı yatakta yatarken kafasında kadınlar cirit atıyorsa o kadın zaten çok eşlidir. Erkeğin bu hale gelmesinde kadının sorumsuz tavırları varsa erkeğin bu hale gelmesinden kadın da sorumludur.Erkeğin işlediği bütün günahlara o kadın da ortaktır.Çünkü sebep olan işlemiş gibidir cümlesi, bir usul-ü fıkıh kuralıdır.
Çok eşlilik erkeğin birkaç hatunun olması değildir. Kalbine, gönlüne, giremediğin bir erkeğin; kasasından, kesesinden istifade etmek nikah açısından bir kadını hatun yapsada pedegojik açıdan bu tartışılır. Bence o kadın orada bir beslemedir.Arsızdır, onursuzdur ve yüzsüzdür.Türkiye’de bunlardan fazlasıyla var.O yüzden bütün kadınlar evlenmeye can atıyor.Çünkü, evlilik çoğu zaman Bağkurdan, Emekli sandığından daha garantilidir.Çünkü, evlense kısa bir süre sonra boşansa, hemen nafakaya yapışır.Hemde ölene kadar. Al sana beleş para…
Tekrar ediyorum. Yukardaki ifadeyi görevini yapmayan bir kadın prototipine söylüyorum. Kadın bir duruş içindeyse, kadınlığını cömertce sunuyor, elinden geleni yapıyorsa, kadına kimse bir şey söyleyemez. Bizim eleştiri oklarımızın hedefi sürekli olarak tekrar ediyorum ki;
-Fırıldakcı, taktisyen, stratejist kadınlardır.
Bakımlı, tatlı dilli, güler yüzlü karısına rağmen, gözü dışarıda olan erkekler, benim muhatabım değildir zaten. Sezarın hakkı sezara.
Demek ki, bir erkeğin çok eşli olması için illa birkaç hatunu olması gerekmiyor.Hayallerinde bir çok kadını yaşatıyorsa yine çok eşlidir o. Bir kadın evde besleme gibi duruyorsa, kadınlığını yapmıyorsa, sadece evliliğin biçimsel ve kurumsal kısmıyla ilgileniyorsa, o kadın bir beslemedir. Arsız, onursuz ve yüzsüzdür. O erkeğin ruhuna girememiş, kalbini hoplatamamış, dişiliğiyle onu fethedememiştir.Bir embesil ve zavallıdır o.
Erkeklerin cinsel açıdan sürekli istekli olmasına gelince…
Kadınların empati yeteneği ne yazık ki zayıftır. Bunu üzülerek söylüyorum her zaman. Çok aç bir insanın yemeği görünce ağzının sulanması gibi ve bir an önce o yemeği midesine indirmesi gibi doğal bir eğilimdir erkeğin cinselliği. Bunu uçkurperestlikle, azgınlıkla ifade etmek aptallıktır. Hele erkek imanlı ve takvalıysa, gözü haramda değilse, cinsel tankı enerjiyle yüklüdür. Bunu anlamak için çok zeki olmak gerekmiyor aslında.Azıcık empati yapmak yeterli oluyor.Ama kadınların midesi ve dışarıya görünme kompleksi, kafalarından daha fazla çalıştığı için empati yapamazlar.Aslında kadının cinseliği istemesi de erkek kadar güçlüdür.Ama zevk alan kadındır, adı çıkan erkektir.Burada da müthiş bir iki yüzlülük vardır.Allah kadınla erkeği birbirinde sukunet bulsun diye yaratıyor.Cinsellikten hoşlanmayan bir kadın nasıl sukunet verebilir ki erkeğine? Demekki kadında çok zevk alıyor ama erkek daha çok istediği için adı çıkmış.Kadının cinsellikten erkek kadar zevk almadığını kim iddia edebilir?
Türk kadınının borusu Türkiye’de öter ve güçsüz ve saf erkekleri kandırabilirler.Dış dünyada, kaprisli, bakımsız, kadınsı libidosu gelişmemiş bir kadının kimse yüzüne bile bakmaz..Çünkü ay görmüşün yıldıza mihneti olmaz.Dolunayı sürekli temaşa eden birisi bir kibritin çıkardığı aleve neden tenezzül etsin ki…
Dünyanın en güzel kadınlarının; (Balerus,Rus,Romen ve Ukrayna…) Türk Erkeklerine aşık olması onları çok nazik ve romantik bulması bu iddiamızı teyit eder. Bu konuda özel araştırmaları olan bir insanım.
Ayrıca Türk Kadının ne kadar kompleksli ve kaprisli olduğunu dünyanın en zeki kadını olan Prf. Camukova söylüyor.Bu kadın bir filolog. 3000 kitabı hafızasına almış. Kırgız bir bayan.Dünya çapında şöhreti olan bir bilim adamı.Türkiye’ ye geldiğinde ilk dikkatini çeken şey Türk Kadınının ne kadar kaprisli ve kompleksli olduğu.Yani dışardan gelen gözlemciler bunu hemen gözlemliyebiliyorlar.Zaten benim insaflı kız öğrencilerimde bunu itiraf ediyorlar.
Yaşanmış bir hikayeyi aktarıyorum:
Amerika’da yaşanmış bir olay.Bir genç tramvayda seyahat ederken bir kıza dikkat kesiliyor.Kız çok güzel.Ondan hoşlanıyor.Gayet nazik bir dille kendisiyle bir kahve içip içmeyeceğini soruyor.Kız önce nazik bir dille bundan çok hoşlandığını söylüyor.Sonra sert bir dille erkeğe diyor ki:
-sen kim oluyorsunda bana kahve içmeyi teklif ediyorsun.
( Tabi bu arada konuşmayı dinleyenler bu çelişkili duruma hayretler içinde bakıp gülüyorlar.)
Genç delikanlı o güzel kıza diyor ki:
-Siz bir türksünüz değil mi?
Kız hayretler içinde cevap veriyor:
-Evet,nasıl anladınız?
-Çünkü, kendisinden hoşlanan erkeğe önce evet deyip sonra azarlayan bir kız, ancak Türk Kızı olabilir, diyor.
Ne kadar entresan değil mi?
Türk Kadınının kaprisli ve kompleksli olmasının nedeni tamamen şartlardan dolayıdır. Yoksa özel meziyetleri olduğundan dolayı değildir.Türk kadını niteliğin değil, niceliğin ürünüdür.Şartlardan dolayı bulunmaz hint kumaşı olmuştur.Ama bu şartlar hızla aleyhine dönmektedir.O ise hala devran eski devran diye kendini kandıra dursun.Estirdiğimiz rüzgar tüm gençleri uyandırmaktadır.Evet…Türk Kadınının ne meşhur bir güzelligi vardır.Ne de estetik kaygılar gözetirler.Ne de bilim dalında kendilerini ıspatlamışlardır. İstisnalar kaideyi bozmaz zaten. Zarif oldukları ise medyanın ve bir takım hakim cereyanların pompalaması sonucu cahil insanlara kabul ettirilen kitlesel bir yanılsamadan ibarettir.Türk Kadını asla zarif değildir.Türk Erkeği daha zariftir.Bunu bütün delilleriyle ıspatlamaya hazırım.Ayrı bir makale konusudur.İstisnalar kaideyi bozmaz.Zerafetten kastım fiziksel zerafet değildir.Davranışlardaki zerafeti kastediyorum.
Şimdi soruyorum.55 yaşlarında pırıl pırıl kocasının cinsel ilişki teklifine:
-Kudurdun mu diyen, utanmıyormusun diyen,birde hacca gittin sakal bıraktın diyen kadını ele alalım:
Bu kadın ilkokul mezunu. Hiçbir şey üretmiyor.Yaptığı tek şey akşama kadar gezmek.Altında özel arabası.Lüks villada yaşıyor.İki çocuk doğurmuş, en büyük kerameti bu.Ömrü boyunca okuduğu kitabın sayısı bir elin parmaklarını geçmez.Hiçbir üretkenliği yok.Erkeğin en doğal hakkı olan cinsel hizmetleri angarya görüyor ve üstüne hakaret ediyor.Bu kadın bu gücü nerden buluyor? Cevabı basit:
-Yasalar kadını koruyor. Çünkü kadın çok rahat gidip arsız ve onursuz bir şekilde, ekmeğini yediği adamı:
-Kocam bana tecavüz etti diye şikayet edebiliyor.Televizyonlara çıkıp arsız ve onursuz bir şekilde kocam beni dövdü diyebiliyor.Ama erkek çıkıp Nusret Bey Hocamızın dediği gibi eşim bana rahip hayatı yaşatıyor diyemez dimi? Hatta bazı kadınlar o kadar arsız ki, evdeki yetişkin kızına bile bunu söyleyebiliyor,baban beni doyuramayor diye.Ama erkek gelip gerçekleri kızına söylemez tabi, bunu biliyor kurnaz kadın.Ne düzenbazdır bu tipler…Yani kadının başarısı Bizans entrikaları, yoksa başka bir erdemi kerameti yok yani.
-Erkeğin harama gidemeyeceğini biliyor.
-İkinci hatun alamayacağını düşünüyor. Çünkü alanların başına neler geldiğini biliyor.
Hem her erkek ikinci hatun alamaz. Kese ve şartlar meselesi…
-Erkeğin ne mahkemede hakime ne de kendi anne ve babasına:
-Eşim cinsel görevlerini yerine getirmiyor diyemeyeceğini biliyor. Nedenler daha çok. Bunların hepsi ayrı birer konu.
Pekiyi hiçbir geçerli mazereti olmadan kocasının cinsel taleplerine hayır diyen kadının, nikah içindeki duruşu nedir şimdi? Bu mantıktaki kadınlar, embesil değilmidir, onursuz değilmidir, gurursuz değilmidir, arsız değilmidir…
Bunlar Allahtan korkmaz, kuldan utanmaz insanlar…Ne kadar acıdır ki, bazı kadınlar, bazı kadınların yanında bu özellikleriyle utanmadan birde övünüyorlar.Kocasına rahip hayatı yaşattığıyla gurur duyuyor.Allah aşkına böyle bir kadında incir çekirdeği kadar akıl olabilir mi? Tavuk beyni kadar akıl olabilir mi?
Pekiyi o erkeği durduran ne? Parası var. Mercedesi var. Villası var. Neden harama gitmiyor? Harama uçkur çözmüyor? Hiçbir mani yok oysa. İşte Allah Korkusu.Ama güya abdestinde namazında olan kadının kocasına hediyesi bu işte.Kocasına rahip hayatı yaşatmak.Bu tarz taktisyen kadınları Allah ıslah etsin.Değilse KAHHAR İSMİNİN HÖRMETİNE KAHRETSİN.
İşte nikah içinde kendilerini nikahlı fahişe konumuna düşüren kadınlar bu kadınlardır.
Son olarak sorduğunuz soru apayrı bir makale konusu.Nusret KARDELEN Hocamızın Evlilik içinde yaşanan cinsel mahrumiyet isimli makalesinde uzun uzun tahliller yapılmış.Gayet enfes tesbitler.
Bir kadının cinselliği istemeyişinin haklı nedenleri nedir?
-Bir kadın yorgun olabilir, o gün canı bir çok şeye sıkılmış olabilir. Erkeğin kaba ve seviyesiz davranışları olabilir.
Bunlar küçük nedenler. Asıl nedenler her biri ayrı bir konu başlığı hak ediyor:
Algı psikolojisiyle alakalı,
Ten uyuşmazlığıyla alakalı,
Mizaç uyuşmazlığıyla alakalı,
İletişim faktörü ve daha bir çok neden…
Eğer kadının cinsel isteksizliği gerçekten erkeğin kaba ve seviyesiz davranışlarından kaynaklanıyorsa amenna. Burada mutlaka uzman yardımı gerekir. Ya kendileri oturup sorunu çözecekler.Yada uzman yardımı alacaklar.Ama ben her zaman diyorum.Aslında her gencin evlilik öncesi bay ve bayan, mutlaka evlilik ve iletişim terapisi alması şarttır.Günümüzde bu bir zarurettir.Dış dünyada evlilik eğitim merkezleri çoktaaaan kurulmuş durumdadır.Bir çok alanda insanlar eğitim almakta ve ondan sonra evlenmektedir.Bizler yüzünü cehalete, sırtını ilme dönmüş bir toplumuz. Tabiki sorunlar kaçınılmaz olacaktır.Evliliklerimizin evcilik oyununa dönüşmesi kaçınılmazdır.Sürünmeyi pek seven bir toplumuz.Aynı hatayı milyonlarca kez yapmaya bayılırız.Çünkü her şeyi çok iyi biliriz!!!
Neyse tekrar konuya döneyim…İşte bir şey her şeyi, her şey bir şeyi etkiler derim ya her zaman.Bakınız gençler evli ağabeylerinden duyuyor bunları ve evlilikten soğuyorlar.Rahibe kadınlarla evlenmektense bekar yaşamayı tercih ediyorlar.Türkiye’de gençlerin evlenmeyişinin bir nedenide budur.Bu kadınların kötü şöhreti yüzünden görevini hakkıyla yapan kadınlarında imajı zedeleniyor.Bu olaylar dalga dalga bütün katmanları etkiliyor işte.Böylelikle kadında kadına zulmediyor.
Kadınların ikinci eşi kıskanmasının nedeni çok azı müstesna çoğunluğun nedeni tektir:
Olay asla sevginin paylaşılamaması değildir.Kesenin ikiye bölünmesinden duyulan rahatsızlıktır.Zavallı ER-KEKLERİN ÇOĞU bunu yutar.Halbuki duygusal kızlar müstesna kurt kadınlar kesinlikle sevgiyi kıskanmazlar.İmkanların bölüşülmesini kıskanırlar.Bu konudada elimizde yeterli done mevcuttur.
Bakmak,görmek, dokunmak,sevişmek ve cinsel ilişki,cinsel oyunlar, estetik kaygılar gözetmek, bakımlı olmak ve diğer cinsel eylemlerle ilgili konularda, her insan kendisiyle mertce ve dürüstce yüzleşmeli, cinsel yönden fakirse, cinsel yönden zengin olan insanların yaşamını çalmamalıdır.Çünkü aldatan bizden değildir.Eziyetin her türlüsü haramdır.Cinsel mahrumiyet ise eziyetin en katmerlisidir.Hırsızların en kötüsü ise mal çalanlar değildir.
İnsanların içindeki yaşam sevincini çalanlardır.
Selam ve dua ile.
Zehirliok.com alıntıı…..






9 comments
Comments feed for this article
Haziran 12, 2007 6:53 pm
mucahid
sa
bence bu yazıyı bütün türk halkı okumalı,lütfen özellikle hanımlar.
Artık dünyaca tanınıyorsunuz,biraz merhamet edin ya
Ağustos 29, 2008 8:55 am
mert
Bence bu yazı tam bir safsata zaten bir erkek aşık olmadığı hoşlanmadığı bir kadınla görücü usulü gibi bir yöntemle evleniyorsa beyinsizlik ondadır kadının ne suçu var.Sonra onu bu bana zevk veremiyor ben başka bir tane daha alıyorum derse bu da kadını şişme bebek olarak görmektir. Bu yazıyı yazan arkadaş eminin bir çok kıza arkadaşlık teklif edip hep red yanıtını alan ezik bir insan. ve bu yazı köküne baktığında hep cinsellikle ilgili
bu kadar mı azdınız arkadaş kendinizi engelleyemiyorsunuz kadınları kapatıyorsunuz sapık sadist ruhlu insanlar…Neymişte erkek sex istiyor kadın vermiyor vermez vermez istemesini bil versin
üşenmeden bu yazıyı yazmış yaa kafa nelere çalışıyor.
Eylül 25, 2008 1:32 pm
icin disi
Evet ,hoca usenmez,cunku kendisi cinsel bakimdan ac,orda bence kendini anlatmis..
Bu yuzden inancli bayanlari kandirip,tuzagina dusurup hic olmazsa kendini kamereda veya telefonda tatmin ediyor..Kafasinin calismasi bu yuzdendir,duyrulur
Eylül 25, 2008 1:52 pm
icin disi
Sayin hocamizin(!) 25 lik sevgilisine yazdigi fantesileri,kendi kaleminden ,vallahi yalanda yok hilafta:
De oorspronkelijke bijlage downloaden
Canımın içi,
Gözbebeğim,
Mahpeykerim,
Nuru dilaram,
Kalbimin biricik sesi,
Ceylanım,
Güvercinim,
Mavi Sevdam,
Sevgilim benim:-)
Bir tanem,
Nar tanem,
Nur tanem,
Hasretim,
Vuslatım,
Özlemim,
Kıvancım,
Besin kaynağım,
Vitamınim,
Şira Yıldizim
Karanlık gecelerimin nurlu sabahı,
Kalbimi hoplatan kadınım,
Duygularımın ilham kaynağı,
Tatlım benim,
Çikolatalı gofretim,
Ceylan bakışlım.
Ürkek güvercinim,
Sineme ırmak gibi akan senemim,
Sineme şimşek gibi çakan senemim,
Arkadaşım,dostum,acılarımı anlayan gönüldaşım, dert ortağım, bana erkek olduğumu insan olduğumu,yeniden hatırlatan muhteşem sevdam,Mavi düşlerimin beyaz güvercini,
Cilveli kadınım,
Aşkım,
Bebeğim,
Kalbimin yarısı,
Tatlım,
Yıllardır aramaktan yorulduğum bulduğumdada doyamadığım,
Bana kadınlığı öğreten, sevdiren muhteşem dişim,
Dişi panterim,
Yazını okudum,o kadar mutlu oldumki, anlatamam…içinde bir şair varmış senin.Çok güzel yazmışsın.Tebrik ediyor önünde şapka çıkarıyorum.Kalemin karşısında kalemimi kırıyorum canım senemim benim:-)
Ne kadar güzel sözcükler yazmışsın.Meğer ruhum ne kadar hasretmiş böyle güzel sözcükler duymaya.Canımsın ya, kanımsın ya,bir tanemsin benim,güzel senemim benim,hasretinden yanıp kavrulup kül olduğum senemim.Mehtabım benim,ayım güneşim yıldızım benim.Seni o kadar çok seviyorumki,seni o kadar özlüyorum ki anlatamam.Sadece gözyaşlarım anlatabilir bir tanem…Bilki sana olan özlemimden dolayı ben kardelen sık sık ağlıyorum bir çocuk gibi bir bebek gibi…İşte seni mavi bir sevdayla, yakıcı bir sevda ateşiyle seviyorum biricik aşkım benim…
Şu anda yanında olmayı çok isterdim.Hep hayal kuruyorum.
Bir gün dizine yatıp o tatlı dudaklarından dökülen güzel sözcükleri saatlerce duymak isterdim.Ellerin ellerimde, yumuşacık dizlerine yatıp beni okşamanı bir çocuk gibi okşamanı ve bana böyle sihirli sözcükler söylemeni çok isterdim.
Bir gün seni dizime yatırıp o güzel saçlarını okşamayı sana günlerce sevgi sözcükleri söylemeyi ve yüzüne eğilerek gözlerimi gözlerine dikerek gözlerimden akan yaşları gözlerine akıtmak isterdim…
Bir gün ayakta sana sarılıp saatlerce çılgınlar gibi seni öpücüklere boğmak isterdim, öpücük bombalarıyla seni öldürmek:-) isterdim:-)
Bir gün seni koltuğa oturtup ayaklarını ılık suyla yıkamak ve sana ayak masajı yapmak isterdim.
Bir gün seni kolduğa oturtup
Canımın içi,
Gözbebeğim,
Mahpeykerim,
Nuru dilaram,
Kalbimin biricik sesi,
Ceylanım,
Güvercinim,
Mavi Sevdam,
Sevgilim benim:-)
Bir tanem,
Nar tanem,
Nur tanem,
Hasretim,
Vuslatım,
Özlemim,
Kıvancım,
Besin kaynağım,
Vitamınim,
Şira Yıldizim
Karanlık gecelerimin nurlu sabahı,
Kalbimi hoplatan kadınım,
Duygularımın ilham kaynağı,
Tatlım benim,
Çikolatalı gofretim,
Ceylan bakışlım.
Ürkek güvercinim,
Sineme ırmak gibi akan senemim,
Sineme şimşek gibi çakan senemim,
Arkadaşım,dostum,acılarımı anlayan gönüldaşım, dert ortağım, bana erkek olduğumu insan olduğumu,yeniden hatırlatan muhteşem sevdam,Mavi düşlerimin beyaz güvercini,
Cilveli kadınım,
Aşkım,
Bebeğim,
Kalbimin yarısı,
Tatlım,
Yıllardır aramaktan yorulduğum bulduğumdada doyamadığım,
Bana kadınlığı öğreten, sevdiren muhteşem dişim,
Dişi panterim,
Yazını okudum,o kadar mutlu oldumki, anlatamam…içinde bir şair varmış senin.Çok güzel yazmışsın.Tebrik ediyor önünde şapka çıkarıyorum.Kalemin karşısında kalemimi kırıyorum canım senemim benim:-)
Ne kadar güzel sözcükler yazmışsın.Meğer ruhum ne kadar hasretmiş böyle güzel sözcükler duymaya.Canımsın ya, kanımsın ya,bir tanemsin benim,güzel senemim benim,hasretinden yanıp kavrulup kül olduğum senemim.Mehtabım benim,ayım güneşim yıldızım benim.Seni o kadar çok seviyorumki,seni o kadar özlüyorum ki anlatamam.Sadece gözyaşlarım anlatabilir bir tanem…Bilki sana olan özlemimden dolayı ben kardelen sık sık ağlıyorum bir çocuk gibi bir bebek gibi…İşte seni mavi bir sevdayla, yakıcı bir sevda ateşiyle seviyorum biricik aşkım benim…
Şu anda yanında olmayı çok isterdim.Hep hayal kuruyorum.
Bir gün dizine yatıp o tatlı dudaklarından dökülen güzel sözcükleri saatlerce duymak isterdim.Ellerin ellerimde, yumuşacık dizlerine yatıp beni okşamanı bir çocuk gibi okşamanı ve bana böyle sihirli sözcükler söylemeni çok isterdim.
Bir gün seni dizime yatırıp o güzel saçlarını okşamayı sana günlerce sevgi sözcükleri söylemeyi ve yüzüne eğilerek gözlerimi gözlerine dikerek gözlerimden akan yaşları gözlerine akıtmak isterdim…
Bir gün ayakta sana sarılıp saatlerce çılgınlar gibi seni öpücüklere boğmak isterdim, öpücük bombalarıyla seni öldürmek:-) isterdim:-)
Bir gün seni koltuğa oturtup ayaklarını ılık suyla yıkamak ve sana ayak masajı yapmak isterdim.
Bir gün seni kolduğa oturtup43 yıllık hasret öykümü sana anlatmak isterdim.
Ormanda salıncak kurupseni bebekler gibi sallamak isterdim,
Ağaç yapraklarından su kasesi yapıp o güzel dudaklarına su içirmek isterdim.
Hasretimi ve sana olan sevgimi kanımda tutuşturduğum bir ateşle şıp şıp eritip kanımdan mürekkep yapıp sevgimi sana aylarca anlatmak isterdim.
Senemim,
Bilki seni kelimelerle anlatamaycağım kadard ve seninde asla anlayamacağın kadar çok seviyorum.
En büyük kaygım bu sevginin iletişim kazaları yüzünden ve mesafeler yüzünden zedelenmesinden çok kurkuyorum.
Mavi düşlerimin beyaz güvercini,
Minik sercem,
Hasret çiçeğim,
Ugur böceğim,
Kardelenin seni çok seviyor,
Bundan sonra senin adın,
Senem Şeyma KARDELEN.
Lütfen bu isme itiraz etme.Seni senemim ve güzel şeymam diye sevmek istiyorum.Senem Şeyma kardelen,Bence çok süper oldu.
Bu gece seni arayamayacğım için üzgünüm,İnşallah en kısa zamanda ararım.En kısa zamanda şu bağlarından kurtulman dileğiyle.Hayırlı akşamlar.Allaha emanet ol.Minik serçem, beyaz güvercinim.
Senem Şeyma kardelenim ben seni kelimelerle anlatamaycağım kadar çok seviyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Eylül 29, 2008 8:28 pm
icin disi-2
Kardes sen bu msji nasil ele gecirdin? Merak ettim, yoksa Senem misin:)))) Valla fena kazik atmisin hocaya yaw.. Cok kizacak cok, benden soylemesi:)))
Ekim 1, 2008 8:12 am
garip
Kardes nasil ele gecirdigim onemli degil,kisilerin sirlarini ifsa etmek gibi de derdim yok,sadece emsalsiz dinimin guzelliklerini kullanarak masum insanlari kandirmanin o kadar da kolay olmadigini gostermekti amacim,ama senem degilim
Ekim 2, 2008 12:04 pm
icin disi-2
Peki boyle bir msjin nette acik edildiginin farkinda mi kendileri? Bir soru daha: sizce tek suclu hoca mi? Yani ona pirim veren hanimlarda da suc yok mu? Gerci bu msjin acik edilmesiyle isimler de kendilerinin farkina varacaktir ama.. Hocanin sitesine baktim da, butun siteler, yazilar kaldirilmis durumda. Yazik cok da inandiriciydi. Rabbim cumlemizi islah eylesin.. Ama kim oldugunuzu cok merak ettim, sanirim siz de bir NK zedesiniz:)..
Ekim 3, 2008 9:58 am
icin disi-2
Bir de soyle dusunuyorum: Kendileri ikinci evlilik hususunda cok iddialiydilar. Sonucta iki taraf da razi olduktan sonra ve eger helal daire icindeyseler bize laf soylemek duser mi sizce?
Ekim 4, 2008 8:07 pm
icin disi-2
Ey nefsim gibi bir yaziyi kaleme almis bir insan bu kadar vicdansiz olabilir mi sizce? Sakin siz ondan istediginizi alamadiginiz icin boyle bir karalamaya basvurmus olmayasiniz? Gunahlar da bizim icin. Gunahsiz olmamizi istese Rabbim melek olarak yaratirdi. Insan olmanin gayesi de bu degil mi? Ben sorayim siz yine cevap vermeyin.. Dogru cevabi bulmaya calisiyorum da hocayi zan altinda birakmadan… Eger is helal dairedeyse bu konusmalar iftiraya girer ki iftiranin gunahi zinadan daha kotudur, isin icinde kul hakki vardir bilirsiniz.. Saygilar.