You are currently browsing the daily archive for Eylül 28th, 2007.
İnsan(kadın-erkek) farklı yaratılış özelliklerine sahiptir. Bu farklılıklara doğumdan sonra bireysel, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi etkenlerle ayrışmalar çeşitlenir. İnsanın doğarken getirdiği en önemli ayrışma cinsiyet noktasındadır. Erkek veya kız olma insanın değişmez hallerinden biridir. Cinsiyetlerin kendine has özellikleri de vardır. Erkek ve kadın ilişkileri ve bu ilişkiyi belirleyen farklı psikolojik haller de vardır. Erkek ve kadının birleşmesi ile nesiller devam eder. Toplumsal ve tarihsel süreklilik buna bağlıdır ve bunun şekillendireceği sosyal- kültürel mayadan etkilenir. Birbirini besleyen farklı talepler karşısında insanların ortaya koyacağı tavır önemlidir.
Erkek ve kadın birbirine meyillidir, bağımlıdır. Bu bağımlılık ömür boyu devam eder. Bu bağımlılık öncelikle ruh birlikteliğini aramakla başlar. Erkek veya kadın, her insan zayıftır ve birbiri tamamlamaya çalışır. Evlilik bu tamamlayıcılığın kurumsal ifadesidir. Kur’an- ı Kerim’de erkek- kadın ilişkilerine dair bir çok ayetler vardır. Hz. Yusuf kıssası bu anlamda geniş yer verilen ayetler vardır. Hz. Yusuf’un Mısır’da köle olarak bir melik tarafından satın alınması ve sarayda yetişmesini konu alan bölüm insan psikolojisinin farklı yönünü alan bölümdür. Melik’in hanımı erginlik çağına ulaşan Yusuf’un güzelliği, kabiliyetinden etkilenir. Sarayda kimsenin olmadığı bir vakitte “Onun nefsinden murat almak ister.” Ayetlerde bu durum şöyle anlatılır:






Son Yorumlar